ALMATI

ALMATI HAKKINDA

Almatı TV Kulesi (371,5 metre).

Kazakistan’a bağımsızlıktan sonra ilk başkentlik yapan Almatı’nın inceleneceği bu bölümde, söz konusu şehir hakkında genel bilgilerden sonra tarihsel bir dönemleme gerçekleştirilerek, öncelikle Almatı’nın Çarlık Rusyası bölgeyi işgal edene kadar ki dönemi; ardından Çarlık Rusyası dönemindeki tarihi, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) bünyesinde Kazak Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (SSC) başkenti olduğu dönemi ve son olarak da bağımsız Kazakistan’ın başkenti olduğu dönemi (1991- 1997) ve günümüzdeki rolü ile önemine kısaca değinilecektir. Kronolojik olarak ilerleyen ve dönüm noktaları vurgulanan muhtevada, şehrin sosyo-ekonomik, siyasal ve kültürel yapısıyla sosyo-mekânsal yapısı anlatılmıştır. Sonuç kısmında ise Almatı’nın bugününden yarınına bakmaya çalışılmıştır.

Almatı Konumu

Kazakistan Cumhuriyeti’nin siyasal, bilimsel, kültürel, ticari, finansal ve sanayi anlamında önemli bir merkezidir. Almatı şehri, Tanrı dağlarının kuzeyinde, İli Alatau (Aladağ) dağlarının eteklerinde ve Kazakistan Cumhuriyetinin güneydoğusunda bulunmaktadır. Şehir, Büyük ve Küçük Almatı nehirlerinin etrafında bulunmaktadır.

Almatı İklimi

Almatı, sert kara iklimine sahiptir. Yazları uzun ve sıcak olup, Temmuz ayının ortalama sıcaklığı 22 derecedir; son yılların kaydedilen en yüksek sıcaklığı 43,4 derece olmuştur. Kışları soğuk, Ocak ayının ortalama sıcaklığı –8 derecedir. Son yıllarda kaydedilen en soğuk hava –38 derece olmuştur. Sonbahar ılık ve kurudur. İlkbahar erken gelir. Şehir üç taraftan dağlarla çevrili bir vadide yerleştiğinden ve şehirde çok yeşil alan bulunduğundan pek rüzgar olmaz. Almatı’nın rakımı, deniz seviyesinden 650-1200 m yüksekliktedir (Malyar 1990:8).

Kış sporları için dünyanın en büyük dağ kompleksi olan Medeu, buz sahasının alanı 10.500 metrekaredir.

Ankara ve Almatı

Hem Ankara hem de Almatı kara iklimine sahip olduğundan dolayı iklim bakımından biraz benzeşmektedirler. Almatı’nın kışı Ankara’ya göre daha sert, yazları da biraz daha sıcaktır.Almatı’nın nüfusu, İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, 28 Ekim 2013 tarihi itibarı ile 1.500.000 kişiyi geçmiştir (Kazakhstan Today 2013).

Başkent Almatı

1929-1997 yılları arasında Kazakistan’ın başkenti olmuştur. Bugün artık başkent değilse de, şehir, 1998 yılında çıkarılan bir kanun hükmündeki kararname ile özel statüye sahip, finans, eğitim ve kültür merkezi olarak belirlenmiştir. Almatı’ya ayrıca halk arasında bugün “Güney Başkent” de denilmektedir.

Almatı Tarihi

Almatı tarihinin milattan önceki binyıllara kadar uzandığı, arkeolojik buluntularla tespit edilmiştir. Şehrin topraklarında M.Ö. 3-2. binyıllarda tarım yapıldığı, bugünkü Almatı’da 1,5 m derinlikten bir çapanın bulunmasıyla bilinmektedir. Almatı’da M.Ö. 2-1. binyıllara ait özel tipteki savaş baltası, aynı zamanda ahşap işlemek için de kullanılan ve ustaca yapılmış olan bir orak, bıçak ve buna benzer ürünler ile bronz ve demirden yapılan ok bulunmuştur (Malyar 1990:13). Bölgenin en eski ahalisi olarak görülen Saka ve Wu-sunların, tıpkı kendilerinden öncekiler gibi hayvancılık, avcılık ve biraz da tarımla meşgul oldukları anlaşılmaktadır.

Şehrin ve civarının, Wu-sunların kışlağı ve meraları olduğu bilinmektedir. Wu-sunların, yarı göçebe bir hayat tarzı sürdürdükleri, yazın hayvan sürülerini yüksek dağlardaki yaylalarda otlattıkları, güzün dağ eteklerine ve dağ ırmaklarının kenarlarına döndükleri bilinmektedir. Bu tür kışlakların çoğu, aralarında Almatı’nın da bulunduğu birçok yer gibi Alatau dağlarının eteklerinde bulunmaktaydı (Margulan 1959: 52, 54). Sakalara ait kurganlardan en meşhur olanı, 1967 yılında arkeolog Kemel Akışev tarafından Almatı’nın 50 km doğusundaki Esik’te bulunmuştur. Esik kurganında Saka sanatına ait diğer ürünlerle birlikte meşhur “Altın Elbiseli Adam” da bulunmuştur (Margulan 1959: 56).

Daha sonra da Kazakistan topraklarında buna benzer birçok kurgan açılmıştır. Eski çağ yerleşim yeri ve yapılarının kalıntıları, Almatı şehrinin batısında bulunmaktadır. Burası, Büyük Almatı nehrinin geçtiği vadinin karşısındadır. Erken Ortaçağ’da bugünkü Almatı şehrinin bulunduğu yer ile etrafındaki Talgar, Türgen, Şilik, Kegen gibi yerlerde tarımla meşgul olan yerleşik halkların olduğu ve buralardan Doğu Türkistan’daki Almalık2 kentine doğru büyük bir kervan yolu geçtiği bilinmektedir (Margulan 2010: 110). M.Ö. 10-9. yüzyılları kapsayan bronz devrinde, şehrin şimdiki topraklarında tarım ve hayvancılık yapılmaktaydı. Bunun kanıtı, Terenkara ve Butaktı kurganlarının bulunmasıdır.

Buralarda seramik ve taştan, demir ve kemikten yapılmış olan tarım ve hayvancılıkla ilgili aletler bulunmuştur. M.Ö. 7. yüzyıldan itibaren ise Almatı, Saka boylarının, sonradan da Wu-sun boylarının yerleşip mesken tuttuğu bir mekândı. Bu devirden çok sayıda kurgan ve yerleşim yeri kalıntıları bulunmuştur. Bunların arasında Saka hükümdar kurganları dikkate değerdir. Altın Elbiseli Adam, Jalaulı hazinesi, Karğalı tacı , Jetisu sanat bronzları olarak adlandırılan şamdanlar, kurban kesme yeri ve kazan gibi eşyalar, arkeolojik kazı sonucunda şehrin civarından bulunan objelerden sadece bazılarıdır. Saka ve Wu-sunlar döneminde, Almatı bölgesi, Kazakistan topraklarında kurulmuş olan eski devletlerin merkezi idi.

1991 yılında Almatı

1991 yılında Almatı, bağımsız Kazakistan’ın başkenti olur. 28 Aralık 1993 tarihinde Kazakistan Cumhuriyeti Meclisi’nde şehrin resmî adının Almatı olduğu kararı alınarak, bütün dillerde bu şekliyle kullanımına başlandı (Kurmangaliyeva Ercilasun 2008: 2). 1997 yılında başkent, Astana’ya kaydırıldı. 1 Temmuz 1998 yılında, Almatı’nın statüsü hakkında yeni bir kanun kabul edilirek şehir, tarihî, bilim, kültür, finans ve sanayi merkezi olarak tanımlanmıştır. Şehir, halk arasında güney başkent olarak da anılmaktadır. Bağımsızlık devri Almatısı’nda görülmesi gereken yerler arasında, Bağımsızlık Anıtı, Şımbulak, Köktöbe, Medeu buz pateni, merkez camii, arasında Kazakistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Parkı’nın da bulunduğu yeni ve gelişmiş parklar, tiyatrolar, müzeler, yenilenen modern sinemalar, eğlence merkezleri, su parkları, sanat galerileri, golf kulüpleri ve şelaleler bulunmaktadır.

Günümüzde Almatı

Bunlara ek olarak, Almatı metrosu, modern metotlarla geleneksel hayatı sergileyen kendine özgü tarzda bezenen istasyonlarla şehrin görülmesi gereken yerlerinden biri olmuştur. Şehir sakinlerine ve şehri ziyaret eden konuklara, Sovyet dönemindeki anlayıştan farklı bir şekilde hizmet veren, birçok işyerini bir arada bulunduran AVM’ler de cazip görüntülere sahiptir. Birçok şehirden farklı olarak 24 saat açık olan eczaneleri, süpermarketleri, restoranları bulunmaktadır.

Almatı şehri yerel yönetimi tarafından 2011-15 yılları için belirlenen temelhedef, 2015 yılına kadar olan dönemde yaşam kalitesini ve ülkenin rekabet gücünü artırmaya yönelik, sürdürülebilir sosyo-ekonomik büyümeyi sağlamaktır. Bu bağlamda, ekonomik kalkınma, sosyal gelişme, altyapı çalışmaları, Almatı şehir sınırlarının genişletilmesi ve yerel yönetim sistemlerinin geliştirilmesi gibi ana alanlarda ilerleme sağlanması amaçlanmaktadır.

Almatı fotoğrafları, günün ve yılın farklı zamanlarında şehri çevreleyen eteklerden ve Almatı gökdelenlerinden çekilmiştir. Voxpopuli.kz’de yayınlanan fotoğrafların yazarı , ünlü Kazakistanlı fotoğrafçı Maxim Zolotukhin’dir .