Kutlu Asya

Kutlu Asya

GÜNEYBATI ASYA

Spread the love

Güneybatı Asya, Asya Kıtası‘nın Ortadoğu olarak bilinen kısmıdır.Akdeniz, Kızıl ve Arap denizine kıyısı olan alanları kapsar. Güneybatı Asya’da;

  • Kıbrıs
  • Lübnan
  • Süriye
  • İsrail
  • Ürdün
  • Irak
  • İran
  • Suudi Arabistan
  • Kuveyt
  • Bahrein
  • Katar
  • Birleşmiş Arap Emirlikleri (BAE)
  • Oman ve Yemen ülkeleri bulunur.

Arap Yarımadası

Bu bölgede İran Asya’nın ana kıtasına bağlı tek ülkedir. Bölgedeki diğer ülkeler ise Arap yarımadasında bulunur, Bilinen tüm dinler bu bölgeden çıkmıştır, Dini temelli bütün savaşlar bu topraklarda gerçekleşmiştir, Mekke, Medine ve Kudüs bu bölgededir, İsrail bu bölgenin kendilerine vaad edilen topraklar olduğunu ileri sürerek her gün biraz daha genişlemektedir, Suriye son yıllarda yaptığı iç savaş sırasında çökmüş durumdadır, Irak bütünlüğünü halen koruyamamakta fakat bölgesel yönetimlerde Irak devletini yıkamamaktadır, Daeş isimli bir terör grubu bu bölgeyi kendi devleti ilan etsede sonuçta onlarda tamamen dağılmıştır.

Trilyonlarca doların döndüğü, galon galon petrolün aktığı, Kapıların bile altından olduğu bu topraklar, Savaş maduru aç bitik insanıyla ünlüdür, Halen Osmanlı özlemi duyduğunu belirtirler. Ama ne Osmanlı eski Osmanlı, Nede Arap yaım adası Eski Arap yarımadası. Eğer bu bölgede Halen Osmanlı olsaydı, Dünya ticaretinin merkezi kesinlikle burası olur ve hangi ürünün ne kadar fiyata satılması gerektiğini bu bölge insanı karar verirdi.

Coğrafyanın ve iklimin toplumların tarihlerini belirlemede etkili olduğu varsayımı altında Arap Yarımadası’nın büyük çoğunluğunun çöllerle kaplı olmasının bölge insanlarının siyasi, sosyal ve ekonomik yönelişlerini belirlediğini ifade edebiliriz. Aynı denizin kıyısını paylaşan insanlar gibi çölün insanları da benzer sosyal ve ekonomik yönelişlere sahiptir. Çölün iklimi insanların karakterleri üzerinde etkili olmuştur.


Arap Yarımadasında Yaşam

Arap Yarımadası’nda kabile yaşantısının özellikleri, kabile içi ve dışı ilişkiler, ferdin fertle ve ferdin kabileyle olan ilişkileri çölün ikliminin tezahürleridir. Benzer şekilde Arap Yarımadası’nda yaşayan insanların ekonomik yönelişleri de çölün ve çölün ortaya çıkardığı koşulların yönlendirmesiyle biçimlenmiştir. Çölün tamamının yerleşmeye elverişli olmaması, yerleşme imkanı olan yerlerde de tarım olanaklarının istisna yerler dışında kısıtlı olması, Yarımada insanını en temel gereksinimleri dahil ihtiyaçlarını ticaretle karşılamaya sevk etmiştir. Bu durum Yarımada içerisinde bölgesel ticaretin gelişmesinde etkili olmuştur. Diğer taraftan Arap Yarımadası’nın Akdeniz ve Hint dünyalarını birbirine bağlayan konumu, buranın insanını uzak mesafeler arası ticarete katmıştır. Yarımada içerisinde ticarete olan ihtiyaç ve uzak mesafeler arası ticarete dahil olunması Arap Yarımadası’nda ticari kurumların oluşmasında ve gelişmesinde etkili olmuştur.

Arap Yarımadası ve Ticaret

Çöl

Arap Yarımadası’nın büyük bir bölümünün çöllerle kaplı olması buranın insanının ortak bir tarih ve kadere sahip olmalarında etkili oldu. Yağmurların azlığı, uzun süren kuraklıkların görülmesi Yarımada’nın büyük bir bölümünde düzenli tarıma imkan vermiyordu. Tarım, çölde yer alan vahalarda gibi suya ulaşma imkanının olduğu ve nispeten yağış alan bölgelerle sınırlıydı. Tarım imkanı olan yelerde dahi yağışların düzensizliği ve kuraklıklar sonucu kıtlıklar görülebiliyordu. Bu durumda Yarımada insanı, başta gıda gibi en temel ihtiyaçları dahil olmak üzere bir çok gereksinimini kendisine yakın bölgelerden karşılamak zorundaydı. Çölün ortaya çıkarttığı bu olumsuz koşullar Yarımada’da ticareti canlandırdı ve geliştirdi.

Akdeniz ve Okyanus

Arap Yarımadası’nın diğer bir coğrafi özelliği olarak Akdeniz ve Hint Okyanusu arasında olması ve iki dünyayı birbirine bağlaması burayı uzak mesafeler arası transit ticaretin merkezi haline getirdi. Özellikle çölleri aşmada büyük kolaylık sağlayan çölün gemisi niteliğindeki deveye sahip olunması her iki dünya arasında aracılığı kolaylaştırdı. Kervanlar her iki tarafın mallarını karşılıklı olarak sürekli taşımaktaydı. Böylece Arap Yarımadası’nda ekonomik hayatın merkezinde ticaret yer aldı. Yarımadayı bir ağ gibi kuşatan pazarlar her yıl belirli mevsimlerde düzenli olarak kurulmaktaydı ve neredeyse her aya bir pazar düşmekteydi. Yarımada insanı hemen her bölge ile ticaret yapmaktaydı.

Uluslar Arası Ticaret

Uluslararası ticaret yolları üzerinde kurulan pazarlarda ve şehirlerde ise dünyanın birçok yerinden tacire rastlamak mümkündü. Arap tacirler uzak mesafeler arası ticarete katıldığı gibi yabancı tacirlerde Yarımada pazarlarında alışverişe katılmaktaydı.Ticaretin gelişmesi ve ekonominin esasını oluşturması ticari kurumları da geliştirdi. Büyük kervanların tertiplenerek seferlerin düzenlenmesi neticesinde ticari ortaklıklara ihtiyaç duyuldu. Ticaret parasal ekonomiyi genişletti ve bu durum kredi ihtiyacını gündeme getirdi. Kredi ortaklık yoluyla elde edilebildiği gibi faizle kredi veren kişileri de ortaya çıkarttı.

Para ve Ticari Güven

Para kullanımının artması hemen her şehirde paranın kıymetinden anlayan sarrafların bulunmasını gerektirdi. Ticarete olan gereksinim anlaşmalar yoluyla güvenliğin sağlanmasına katkıda bulundu. Aynı zamanda Haram Aylar ve Basl gibi kurumlar sayesinde senenin geniş bir periyodunda güvenli bir şekilde ticaret yapma imkanı doğdu. Yarımada insanı çölün aşılmazlığı nedeniyle dışa kapalı kendine munhasır ekonomik ve sosyal kurumlar oluşturmakla birlikte tamamen dış dünyadan kopmadı. Ticaretin diğer bölgelerle ilişkiler kurmayı gerektirmesi sonucu dünyanın geri kalan bölgelerini de tanıdı.


Petrol

Petrol, sıvı mineral yakıtı olarak, özellikle motorun icat edilmesi ile önem kazanmıştır. Dolayısıyla petrol yataklarının araştırılması ve incelenmesine yol açmıştır. Dünyadaki diğer petrol yedekleri yanısıra, Güney Batı Asya Bölgesi de büyük petrol yataklarına sahiptir. Büyük çöl alanları ve yüksek çıplak dağlık bölgelerinde, Güney Batı Asya halkının tarım ve hayvancılık ile uğraşması sulama sistemine bağlı olarak gelişmiştir. Bu nedenle Güney Batı Asya’da Dicle ve Fırat ırmaklarında çok sayıda hidro sistemler kurulmuştur. Günümüzde ise çağdaş olan damla damla sulama sistemi gelişmekte ve uygulanmaktadır (özellikle İsrail’de). Birçok faktörlerin etkisiyle, genellikle nüfusu deniz ve göl kıyılarında, vahalarda ve büyük ırmak vadilerinde yerleşmiş bulunmakta

Sanayi Devrimi

Dünya’da sanayinin gelişmesi ile (özellikle Avrupa ülkeleri, Japonya ve ABD gibi ülkeler büyük petrol yataklarına sahip değildi) hızlı ve yoğun bir şekilde ulaşım araçlarının üretilmesi ve kullanıma (otomobil, otobüs, gemü, uçak vb.) girmesi önem taşır. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra petrol yakıtına daha çok ihtiyaç duyulduğu görülmektedir.


Spread the love
Bir cevap yazın
*
*
*