Kutlu Asya

Kutlu Asya

orta asya

Spread the love

Asya‘nın gözbebeği, Türk yurdunun beşiği, Kıtaların En Kutlusu. Asya’nın Eski Kutunu Kavuşması Dileği ile

Kadim dünyaya ait sınırların henüz günümüzdeki kadar geniş olmadığı dönemlerde Avrasya’nın kalbi vasfını haiz bu coğrafyada tesis edilen imparatorluklar ve medeniyetler, tarihe büyük bir ivme kazandırmış; Orta Asya, modern döneme yahut bir diğer ifadeyle sömürgecilik çağına kadar tarihin en mühim amillerinden biri olmuştur. Ne var ki Orta Asya’nın 18. ve 19. yüzyıllarda yaşadığı inhitat ve inkıraz, onun tarih kadar tarih yazıcılığında da belirleyici olan Batı’nın Akıl ve Aydınlanma Çağlarının kıyısında kalmasına sebep olmuştur. Bütün Türk-İslâm dünyasını tesiri altına alan modernleşme ve sömürgecilik tarihinde, Türk-İslam tarihiyle alakalı mevzularda yalnızca üç İmparatorluktan bahsedilir: Osmanlı İmparatorluğu, Safevî İmparatorluğu ve Bâbür İmparatorluğu ile bakiyeleri. Diğerleri pasif ve daha da ötesi artık “tarihsiz halklar”dır. Cengiz İmparatorluğu’nun mirasçısı Altın Orda İmparatorluğu yıkılmış; bu muazzam imparatorluğun halefleri sayılabilecek hanlıklar, kuzeydeki komşuları Rusya’nın ilerlemesi karşısında fazla mukavemet gösterememiştir. Altın Orda’nın bakiyesi bu hanlıkların akıbetini 18. ve 19.yüzyıllarda Türkistan hanlıkları da paylaşmıştır.

Orta Asya Hakkında daha fazla bilgi alabilmeniz için, aşağıda Diyanet Tv tarafından gayet başarılı bir şekilde çekilmiş olan Orta Asya Günlüğü isimli belgeselin 3. bölümünü paylaştım. Tüm bölümleri izlemek için tıklayınız.

Orta Asya, genellikle, Asya kıtasının kapalı havza bölgesi ile eşleştirilir. Orta Asya, Hazar ve Aral gölü kapalı havza bölgesini, çöller ile Tibet platosundaki gölleri kapsar. Devlet sınırları açısından, Orta Asya’da şu ülkeler yer alır: Kazakistan Cumhuriyeti, Türkmenistan Cumhuriyeti, Özbekistan Cumhuriyeti, Kırgızistan Cumhuriyeti, Tacikistan Cumhuriyeti ve Afganistan.

Orta Asya’da yer alan ülkeler: Afganistan, Kazakistan, Kıgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan’dır. Ülkelerin toplam yüzey ölçümü 4 646 600 km2 ’dir. Bu bölgede 85 milyon nüfus yaşamaktadır. Çok büyük alana sahip olan Orta Asya bölgesinde nüfus sayısı azdır. Genellikle nedenleri rölyef ve iklim özelliklerine bağlıdır. Bu bölge batı, güney ve doğudan dağlar ile çevrili, kuzeyde denizlerden uzakta bulunur. Dolayısıyla yıllık yağış miktarı 200-500mm arasında değişir. Yağış yetersizliği çöllerin oluşmasına neden olmuştur. Orta Asya ülkelerinden Afganistan ve Özbekistan’ın nüfus sayısı daha büyüktür. Etnik yapısını; Kazaklar, Ruslar, Türkmenler, Özbekler, Kırgızlar, Tacikler ve Paştunlar oluşturur. Afganistan’da Paştu dili ve Arap Alfabesi, diğer tüm ülkeler kendi dilini konuşmakta ve Kiril Alfabesini kullanmaktadırlar. Ülkelerde resmi dil yanısıra Rus dili de kullanılmaktadır. Orta Asya nüfusunun % 80’i İslam, % 10’u Hristiyan ve kalan nüfusu diğer dinlere mensuptur. Kazakistan’da nüfusun % 45’i Ortodoks hristiyandır.

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ

ilk türk devleti hun

teoman han

İlk Türk devleti Hun İmparatorluğudur, o dönemlerde diğer ırklar gibi Türk’lerde boy,boy ve soy,soy olarak ayrı ayrı yaşamaktaydı, Günümüzde ki Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkiye gibi tabi o zamanlarda nüfus az olduğu için bu gün bir ilçemizin nüfusu, o günlerin bir devlet veya büyük şehir nüfusuna denk oluyor. Türk’ler birbirinden ayrı yaşasalar da yinede savaş koşullarında birleşebiliyordu. Fakat bu birleşme çok zaman alıyor ve baskınlara karşı etkisiz kalıyordu. İşte bu dönemde Teoman Han Altın Sancağını açıp Hun Devletini kuruyor. Günümüzdeki devletler gibi bir devlet değil, her boy veya her bey kendi bölgesini yönetiyor. kendi toprağından kendi vergisini topluyor. eğer kı sınır beyi ise sınır boyunca kendi askerini tutar, eğer Han uygun görürse takviye gönderir. Han Kişilerden vergi almaz, beylerden beylik vergisi alıyor. Yani her bey devlet içinde beylik devletleri oluyor. her bey Hun Devletinin başkenti Ötüken’de sık sık Hanın çadırında Kurultay üyesi olarak kararlarda söz sahibi oluyor.

mete han

Mete Han Teoman Hanın oğludur. İlk Türkçü Devlet Yöneticisidir, bu sebepten dolayı Teoman Hanla fikir ayrılığına düşüyor ve Babasını öldürüyor. Mete Han Türkçü siyaseti ile tüm türkleri Hun bayrağı altında topluyor ve Çine boyun eğdiriyor, eğer farklı bir Han olsaydı girdiği her yeri alır devletine katardı fakat MeteHan girdiği yerlere hiç bir zaman Türklerin yerleşmesine izin vermedi. Böylelikle Türkler Çinliler ile karışıp asimile olmadılar. peki biz Çinlileri asimile edemez miydik ? Edemezdik çünkü Çin bir devlet değildir, bir millet değildir, çin yüzlerce millet ve yüzlerce devletin( tam manada devlet olmasa bile vergi alan ve askeri düzen kuran bir sistem ) birleşiminden oluşmaktaydı. yani Türkler Çine girseydi aynı anda yüzlerce farklı dili, yüzlerce farklı devleti asimile etmek zorunda kalacaktı.

Devamı gelecek….

-Yurt(vatan) devlet yöneticisin tek başına malı değildir, Tüm halkın ortak yaşadığı yerdir.

TANRI DAĞLARI

Kaynaklara göre Türkler İlk medeniyetini bu dağlarda kurmuşlar, Türkler için kutsal kabul edilen bu dağlar, aynı zamanda içinde onlarca efsaneyi barındırmış ve bir çok Kahramana yuva olmuş, Tanrı dağları yalnızca buradan ibaret değil. Kırgızistan, Doğu Türkistan ve Özbekistan’ın bazı bölgeleri de bu güzel dağlara ev sahipiliği yapıyor.

Gerçekten Tanrı Dağları bir gelinin duvağı gibi Kırgızistan’ı çevrelemiş, kendini görenleri büyüleyecek kadar ilahi bir özenle beyaz, yeşil ve gri renklerin her tonuyla bezenmiş, güzelliklerin bolca temaşa edilebildiği mümbit bir yer. Bütün bu güzellikleriyle sanki sahip olduklarının bozulmaması ve zenginliklerinin devamlılığı için muhafızlık görevini de ifa ederek binlerce yıldır dimdik duruyor. Yaratıcının büyüklüğü ve şefkatinin hissettirildiği erişilmezliğin ve güzelliğin birleştirildiği, her an size gözlerinizle temaşa ettirilirken kendinizden geçiyor güzellikler içinde kayboluyorsunuz. Sonra birden binlerce yıldır atalarımıza yurtluk etmiş olan bu yalçın sıra kayalar topluluğunun neden “Tanrı Dağları” olarak adlandırıldığını ancak gördükten ve yaşadıktan sonra tam anlamıyla kavrayabiliyorsunuz.

Tanrı dağlarından bahsederizde aklımıza nasıl Alperen KEKİLLİ gelmez.

Yeni Yetiştiğim dönemlerde Tanrı dağlarının maneviyatını Ali Aksoy ağabeyin eserleri ile anlayıp onun eserlerinden aldığım feyz ile müziğe başlamıştım.Yıllar sonra Karabük-Keltepe mevkiine(Eğriova göleti) doğa gezintisine gittiğimde oradaki o güzel manzara karşısında kendimi Tanrı dağlarında hissedip nacizane bu eseri seslendirdim… Alperen KEKİLLİ.

Devamı gelecek.


Spread the love
Bir cevap yazın
*
*
*