ATATÜRK DÜŞMANI KÜRT SAİT !

2432 Saîd-i Nursî denilen adam, eskiden Saîd-i Kürd-î diye bir takım risaleler yayınlayan, Türkçe bilmez, daha nokta ile virgülün nerede kullanılacağını bilmekten âciz, Şafiî mezhebinden bir Kürttür. Mütareke yıllarında İstanbul sokaklarında millî Kürt kılığı ile dolaşarak caka yapmıştır. Bu cakacı Kürt kendisine “Bedîüzzaman” demekte, müridleri de bu adı bir övünçmüş gibi kullanarak şeyhlerini bu adla ululamaktadır. Bedîüzzaman, “zamanın harikası” demektir. Kürt Said cidden zamanın harikasıdır. Yirminci yüzyıl gibi bir zamanda bu bilgisizliği ve iptidaîliği ile ortaya atılmakta gösterdiği pişkinlikle zamanın harikası, bundan daha fazla olarak da onbinlerce, belki yüzbinlerce Türk”ü ardına takmakta gösterdiği başarıyla gerçekten zamanın bir harikasıdır.

Nihal ATSIZ, Ötüken, 7 Mart 1964, Sayı: 109

Daha önceki yazımızda Said’in zırvalarına kutsiyet vermek için yaptıklarını anlatmıştım. Bu yazımın konusu bu zırvaların asıl ve nihai amacını açıklamaktır. Yazıların sahibinin bilinçaltında yaşattığı düşmanlık ve bunu açığa vurduğu mesele:  Atatürk.

Kürt  Sait birçok kez  Atatürk’e “Deccal” diye hakaret etmiştir.
“Ben bir manevi alemde, İslam Deccalini gördüm. Yalnız bir tek gözünde teshirce bir manyetizma gözümle müşahade ettim ve onu bütün bir münkir bildim. “(Şualar )
Kürt Sait, başlangıçta şifreli olarak işaret ettiği Deccal’in kim olduğunu daha sonra şöyle anlatıyor:
“Ölmüş gitmiş dünyadan ve hükümetten alakası kesilmiş bir adam hakkında otuz sene evvel bir hadis-i şerifin ihbarıyla Kurana zararlı bir adam çıkacak demiştim. Sonra Mustafa Kemal’in o adam olduğunu zaman gösterdi.” (Emirdağ Lahikası )

Kendisi bizimle savaşan Hristiyanları şehit olarak niteleyen Kürt Sait Atatürk’e açıkça Deccal diyor, Müslümanları  Protestan yapmak istediğinden bahsediyordu.
Oysa,Kürt Sait’in ‘Deccal’ dediği Atatürk, İzmir Amerikan Koleji’nde misyoner faaliyette bulunuluyor diye bu okulu tamamen kapatmış, hayatta iken Bab-ı Alinin “Misyonerle Mücadele Teşkilatı” kurmasına destek vermiş, 3 Ocak 1922’de Meclis Başkanı iken yayınladığı bir muhtırada, İçişleri Bakanlığına çok sert çıkışarak, Amerikalıların Anadolu’da “Öksüzler Yurdu” altındaki yapılanma isteklerinin tamamen Hıristiyanlığı yaymak amacı taşıdığını vurgulayarak bu talebin derhal reddedilmesini istemişti.

-Ezcümle, bir hadiste, ahir zamanda dehşetli bir şahıs sabah kalkar, alnında haza kafirun (katıksız kafir) yazılmış bulunur diye hadis var deyip benden sordular.
Dedim: “Bir acaip şahıs bu milletin başına geçer ve sabah kalkar,başına şapka giyer ve giydirir.”
Bu cevaptan sonra bunu sordular: “Acaba o zaman onu giyen kâfir olmaz mı?”
Dedim: “Şapka başa gelecek, secdeye gitme diyecek. Fakat,baştaki iman o şapkayı da secdeye getirecek, inşallah müslüman edecek.” (Şualar)

Din işin içine girince yumuşak karnından vurulan Türk milletine anlatmak  için uğraşan olsa da o dönemde başarılı olamamış hala da başarı yakalanamamıştır.

Kürt Sait’in asıl amacı nedir diye sorulsa şunlar karşımıza çıkar:

  1. Abdülhamit’ in zamanında kürtçülük çalışmalarına başlayan şahsın kürt teali cemiyeti kurucuları arasında olduğu ölümünden yıllar sonra şakirtleri tarafından dile getirilmiştir.