Kutlu Asya

Kutlu Asya

BEHRAM N. KURŞUNOĞLU

Spread the love


Ünlü teorik fizikçi ve çok meşhur Amerika Birleşik Devletleri
Florida Eyaleti’ndeki Miami Üniversitesi’nin Teorik Çalışmalar
Merkezi’nin kurucusu ve yöneticisi, Coral Gables
Konferansları’nın organizatörü olan Behram N. Kurşunoğlu 25
Ekim 2003 günü vefat etmiştir. Eşi Sevda ve arkadaşları Manfred
Eigen ve Ruthchild Winkler-Oswatitch ile öğle yemeği sırasında
bir kalp krizi geçirmişti.


Behram, 14 Mart 1922 de Türkiye’nin Gürcistan sınırına yakın
küçük bir kasaba olan Çaykara’da doğdu. Kazandığı bir bursla
İstanbul Üniversitesi’ne gonderildi ve oradan 1945 yılında
mezun oldu. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ nin bir
bursu ile İngiltere’nin Edinburgh Üniversitesi’nde astronomi
üzerinde çalışmalar yaptı. 1945 Ağustosunda Londra’ya varma
tarihi, Hiroşima’nın bombalanması ile ilgili haberlere denk
gelmişti. Büyük bilim insanlarının gayretleriyle, Amerikan Atom

Çekirdek Fiziği (Nükleer) programına bir katkı olarak bilinen ve
Los Alamos projesi olarak adlandırılan bu olayla ilgili
haberlerden nasıl etkilendiğini zaman zaman dile getirirdi.
Bunun neticesinde çalışma alanını fiziğe kaydırdı ve 1949 yılında
Edinburgh’dan lisans derecesi ile mezun oldu. Hocaları arasında
Max Born ve Edmond Whittaker de vardı.
Aynı yıl içinde Behram Cambridge Üniversitesi’ne geçerek Paul
Dirac ve diğer hocalarıyla çalışmaya başladı. Albert Einstein ve
Erwin Schrödinger’in Birleşik Alan Teorisi ile ilgili teşebbüsleri
onu çok ilgilendirmeye başlamıştı. Einstein ve Schrödinger ile
yaptığı mektuplaşmalar kendisini, kendi Birleşik Alan Teorisini
teklif etmeye yönlendirdi ve bu konudaki çalışması 1951 yılında
ve arkasından da doktora tezi yayınlandı (1952). Ardından,
Behram 1952 yılında doktora sonrası çalışmalar için Cornell
Üniversitesi’ne (ABD) gitti ve Hans Bethe yönetiminde Çekirdek
Fiziği ile ilgili “Proton bremsstrahlung ve Tamm–Dancoff”
yöntemleri üzerinde çalıştı.
1953 yılında Behram, Princeton Üniversitesi’nde (ABD) bir
kollokyum (uzmanlık alanında konuşma) verdi. Einstein’ın da
bulunduğu bu üç saatlik toplantıda, Birleşik Alan Teorisi’nin
oluşturulması yönündeki coşkusu daha da şekillendi ve hemen
hemen bütün yaşamı boyunca kendisini bu konuya adadı. Aynı
yıl, çekirdekten yüksek enerji elektron dağılımını proton ve

nötronlarla daha ağır olan çekirdeklerin yük dağılımlarının
kullanımından elde etmeyi önerdi. Robert Hofstadter 1956
yılında Kurşunoğlu’nun önerdiği bu yolu izleyerek araştırmalara
başladı ve bu çalışmaları ona 1961 yılında fizik dalında verilen
Nobel Ödülüne ortak olmasını sağladı.
Behram Cornell’deki doktora sonrası çalışmalarını 1954 yılında
bitirdi ve Miami Üniversitesine ziyaretçi profesör olarak atandı.
Bir yıl sonra askerliğini yapmak üzere Türkiye’ye gitti. Türk
Ordusunun Genel Kurmayı için danışmanlık görevinde bulundu
ve Türkiye Atomik Enerji Komisyonunun kurucu üyesi oldu. 1958
yılında Miami’ye dönerek Miami Üniversitesi’nde fizik profesörü
oldu.
1963 yazında Argonne National Laboratuarı’nı (Chicago, ABD)
ziyaret ederken, Behram bir rastlantı olarak Morton
Hamermesh, Katsumi Tanaka ve bu yazının ikinci yazarıyla
(Sydney Meshkov) karşılaştı ve Miami’de elemanter parçacık
fiziğinin, grup teorisinin genişletilerek kullanımı üzerinde bir kış
konferansının yapılmasını, ardından da, beş adet Coral Gables
Konferansları’nın, Yüksek Enerjide Simetri Prensipleri
konusundaki ilkini 1964 Ocağında tanınmış pek çok bilim
insanının katılımıyla gerçekleştirmesini sağladı.

1965 ve 1966 yıllarında Behram, J. Robert Oppenheimer’i (1945
Ağustosunda Hiroshima ve Nagazaki’ye atılan atom
bombalarının yapımcısı) Coral Gables Konferansları’na davet
etti. Oppenheimer’in ünü, Behram’a, bir düşünce kuruluşu
olarak tanınmış bilim insanlarının getirtilerek doktora sonrası
çalışmalar yapan gençlere yardımcı olan Teorik Çalışmalar
Merkezi’nin kurulmasında yardımcı oldu. Behram, emekliye
ayrıldığı 1992 yılına kadar Teorik Fizik Merkezi’nin direktörlük
görevini yürüttü. Merkez, Behram’in yönetiminde 1960’li ve
1970’li yıllarda, yılda en az 10 doktora sonrası çalışma yapanlarla
ve çok sayıdaki ziyaretçi bilim insanlarının katılımıyla çok başarılı
oldu.
1969 yılında Behram, doktora hocası olan Dirac’ı Cambridge’den
Miami’ye getirdi. Dirac, Florida Devlet Üniversitesi’ne gitmeden
önce Miami’de üç yıl kaldı ve 1984 yılındaki ölümüne kadar
Coral Gables Konferansları’na bir ziyaretçi olarak katılmaya
devam etti. Dirac’ın Merkez’de ve konferanslardaki varlığı Coral
Gables’ın pek çok sayıdaki meşhur bilim insanlarının katıldıkları
bir “Mekke” olmasına katkılarda bulundu.
Behram bilimlerin birleşimi fikrine kendini adamıştı ve Teorik
Çalışmalar Merkezi’nin, disiplinler arası bir kurum olmasi için çok
çalıştı. 1970 ve 1980’lerde, kimya, biyoloji, lazerler, ve yaşam
bilimleri konularındaki tanınmış simaları Merkez’e davet etti.

1971 yılında, Yale Üniversitesi’nden emekli olan Lars Onsager
Merkez’e geldi ve doktora sonrası çalışmalar için beraberinde
getirdiği yetenekli bir grup, buzdaki elektrik iletkenliği
problemleri üzerinde çalıştı.
Oppenheimer’in 1967 yılında ölümünden sonra Behram Edward
Teller’i bilim konseyine aldı. Teller’in katılımı Merkez’in nükleer
enerjiye odaklanmasına ve nükleer enerji üretimi ve enerji
kullanımı ve bunların çevreye olan etkileriyle birlikte ekonomiye
olan etkilerini incelemek amacıyla oluşturulan Küresel Vakıf
Kurumu’na (Global Foundation) katkılar sağladı. 1977 yılında bu
Kurum’un ilk konferansı olan, Dünyanın Kabul Edilebilir Nükleer
Enerjisinin Geleceği konusundaki Uluslararası Bilimsel Foruma,
Teller, Bethe, Nikolai Basev, Eugene Wigner, Hofstadter ve diğer
kamu ve özel kuruluşlardan pek çok tanınmış kişiler katıldı.
Behram’in başkanlığında 1979 yılında Teller, Wigner, Bethe, ve
Hofstadter’den oluşan bir grup Amerikan Temsilciler Meclisi’nde
Bilim ve Teknoloji, nükleer enerjinin kullanımı, ve “Three Mile
Island” nükleer reaktör kazası ile ilgili bir sunum yaptı.
1983 yılında yine Behram’in yönetiminde Teorik Çalışmalar
Merkezi Miami Üniversitesi’nde Nükleer Savaş/Nükleer Barış
konularında bir kurs gerçekleştirildi. Kurs fizik ve politik bilimler
bölümlerinin katkılarıyla büyük ve coşkulu öğrenci gruplarına
verildi. Bu Üniversite Profesörleri için Kış Nükleer Öğretim

Çalışmas’ını gerçekleştirdi ve bu kurslar 1991 yılına kadar devam
etti.
Behram’in diğer bilimsel başarıları arasında şunları da sayabiliriz:
dört farklı nötrinonun varlıklarının belirlenmesi (1959),
elemanter parçacıkların içsel ve dışsal simetrilerinin
genelleştirilmesi ile ilgili teklifi (1964), süper simetri kavramının
oluşturulması yönündeki hadron ve leptonların birleşik teorileri
(1968), kendisinin Birleşik Alan Teorisi’ne zayıf ve kuvvetli
iletişimler sağlayan orbiton ile ilgili postulası (1975), Birleşik Alan
Teorisi’ni kullanarak nütrinoların sıkışıklığının belirlenmesi
(1976). Modern Kuantum Teorisi başlıklı kitabı 1962 yılında W.H.
Freeman yayınevi tarafından yayınlandı. Bu kitap için Werner
Heisenberg ve başkaları tarafından oldukça güzel kritik yorumlar
yapıldı.
Yukarıda bahsedilen başarılarından ayrı olarak Behram’ ın 1958
yılında Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Atom Barış
Konferansı’nda Türk delegeliği, 1962 ile 1964 arasında Oak Ridge
National Laboratuvarı’nda (ABD) görevlendirilmesi, 1961 yılında
Almanya’nın Munich şehrindeki Max Planck Fizik ve Astrofizik
Kurumu’nda ve yine 1961 yılında İngiliz Atom Enerjisinin
kurulmasındaki görevlendirilmesi gibi etkinlikleri vardır. 1972
yılında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Bilim Ödülünü ve
2000 yılında da Mustafa Kemal Atatürk Cemiyeti Ödülünü aldı.

Bu onurlandırmadan özellikle çok memnun oldu, çünkü bütün
yaşamı boyunca buyuk bir Atatürk hayranı idi.
Behram’ın önde gelen bilim insanlarını Merkez’e yönlendirme,
misafirperverlik, yemekli toplantılar, evlerde ve yatlarda bir
araya gelmeler gibi etkinliklerinde, büyük bir bilge olarak
etkileyici bir kişiliği vardı.
Behram’ın hayata bakışı iki çok kuvvetli fikir uzerine kurulmuş
tur. Birincisi kendisinin calışma alanı olan Birleşik Alan Teorisi’dir
ki konu gerek astrofiziğin gerekse parcacık fiziğinin temel taşı
olmaya devam etmiştir. Çalışmalarının son dönemlerinde
uzunluk ölçümlerinin kosmolojik sabite bağlı olarak değiştiğini
vurgulayıp geliştirdiği teorisinin hem uzun hem kısa mesafe itici
ve cekici kuvvetlerini kapsadığını vurgulamak gerekir. Bu özellik
genişleyen evrenin anlaşılmasında çok önem taşımaktadır. İkinci
görüş noktası bilimsel, politik ve ekonomik sorunlarla karşı
karşıya olan medeniyetimizin zamanımızdaki bazı en büyük
düşünürler tarafından bir araya gelinerek incelenmesiyle ilgilidir.
Behram Kurşunoğlu, yukarıda anılan konularda, kayda değer
başarıların sahibidir.
Arnold Perlmutter
Miami Üniversitesi
Coral Gables, Florida, ABD

Sydney Meshkov
Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü
Pasadena, Kaliforniya, ABD
Behram Kurşunoğlu ve Feza Gürsey birlikte:
Notlar:

  1. Bu yazi “Physics Today” (Bugünün Fiziği) adli ve ABD de
    yayinlanan derginin 2004 Araliğinda çikan sayısında yayınlandı
    (sayfa 79-81).
  2. Bu yazinin çevirisi Vedat Batu tarafından yapılmış olup Deniz
    Tipi, Yılmaz Akyıldız ve Recep Avcı tarafından gözden
    geçirilmiştir.

Spread the love
Bir cevap yazın
*
*
*