ÇAR PETRO

Bir Emri ile kendi adına Yeni Bir Şehir yaptıran Çar; Petro

1.Petro Çarlık Rusya’sını yükselme devrine sokan, kimilerine göre büyük kimilerine göre ise deli lakabı ile anılan Rus çarıdır. Rusya’yı yükselme devrine sokabilmesinin en büyük nedenlerinden biri de şüphesiz Rusya’yı Baltık denizi ve Karadeniz’e komşu yapmış olmasıdır. 

Petro’nun çoocukluğu

Petronun çocukluğunda yaşadığı olaylar ilerideki kararlarında etkili olacaktı. Petro daha çocukken Sibiryadan gelen soğuklar tüm mahsülleri dondurmuş ve Rusyada büyük bir kıtlık baş göstermişti. Halk ve saray muhafızları bunun sebebini Petronun amcalarının yaptığı büyüler olduğunu gerekçe göstererek gece vakti sarayı basmış ve Petronun gözü önünde amcaları dahil 10 akrabasını katletmişti.

Petro ve Donanmanın önemi:

Petro, Rusya’ya refah ve huzur getirebilmek için denizlerde de güçlü olması gerektiğine inanıyordu. Ona göre Ordusu olan liderin bir eli, donanması olan liderin ise 2 eli vardı. Çünkü İngiltere ve Hollanda gibi Avrupa devletleri deniz ticaretinden servet kazanıyordu. Lakin Rusya tüm o büyük topraklarına rağmen karaya sıkışmıştı. Rusya’nın yalnızca bir limanı vardı ve o da yılın 6 ayı buz tutuyordu. Daha da önemlisi Rusya’nın o zamanki 2 rakibi Osmanlı ve İsveç muhteşem donanmalara sahipti.

Petro bizzat ordusunun başında 1695 yılında Osmanlı ile savaşı göze alarak Kırıma saldırdı. Lakin bu sefer başarısız oldu, bunun üzerine Petro, nehirde bir donanma inşa ettirdi ve bundan bir yıl sonra donanmanın da yardımı ile Azak’ı ele geçirebildi. Bu sefer neticesinde Rusya tarihinde ilk kez güney denizlerine çıkış elde etti. Ancak daha fazlasını elde edemediler. Güçlü bir donanması olmadan Osmanlıyı alt edemeyeceğini anlayan Petro Karadeniz’de daha büyük bir donanma inşa edilmesini talimatını verdi.

Petronun Avrupa Ziyaretleri

 Petro 1697 yılında bir Muskovit (Moskova kültüründen olan) Hükümdarı için görülmemiş bir şey yaparak Batıyı ziyaret etti. Bu ziyaretin bahanesi Türklere karşı bir koalisyon kurmak olsa da esas amaç Batı’daki Endüstriyel teknikleri, özellikle de Gemi inşasını incelemek ve yetenekli zanaatkarları ve deniz subaylarını ikna ederek Rusya’ya getirmekti. Çar, Avrupa’da dikkat çekmemek için  Petro Mihaylov adı ile seyahat etti. Hollanda da geçirdiği 5 ay içerisinde fabrikaları, atölyeleri, hastaneleri, okulları, askeri tesisleri ve rasathaneleri inceledi. Ünlü Anatomi uzmanları ile kadavra çalışmalarına bile katıldı. 1698 yılında İngiltere’ye gitti. Çeşitli yerleri gezdi. Bu yerlerden biri de Lordlar Kamarası idi. Hatta kamarayı çok beğenerek “İngiliz’den bunu öğrenelim” dediği de bilinmektedir. Devlet tersanesinde de 1 hafta geçiren Petro 1698 Mayısında Viyana’ya geldi. Burada da İçdeniz donanma ve gemi tiplerini incelemek istiyordu. Lakin 15 aydır ülkesi dışındaydı ve kendisine yönelik komplo haberlerini duyunca Moskova’ya geri döndü.

Filhakika İsyanı

Filhakika tıpkı Osmanlıdaki sorunlu yeniçeri ocağı gibi kangren bir hal alan Saray Muhafızları (streltsi) ayaklanmıştı. Petro isyanı çabucak bastırdı. Lakin bu sefer anlaşma veya taviz olmadı. Petro acımasız bir misilleme ile karşılık verdi. 1000 den fazla muhafızı astırdı. Yüzlercesine işkence edildi ve sürüldüler. Petro, isyanı kız kardeşi Sofya’nın çıkardığına inanıyordu. Lakin onu idam etmedi, Moskova yakınlarındaki bir manastıra rahibe olarak sürgün etti ve Sofya hayatının sonuna kadar orada yaşadı. Petro bununla da yetinmedi, Sakal vergisi getirdi ve kesmeyenlerden vergi aldı, Kıyafetleri düzenleyen ve “Avrupaileştiren” bir kanun yayımladı. Buna göre eski ve oryantal, Petro’nun tabiri ile “Asyavarii” kıyafetleri yasaklayarak Modern ve Avrupai kıyafetler getirdi. Ona göre Sakal, kürk ve çizme gibi şeyler eski ve yozlaşmış Rusya’da kalmıştı. O Değişimin rüzgarıydı ve rüzgar Avrupa’ya doğru esiyordu.

Petersburg’un Temelleri Atılıyor

1702 yılında Petro Moskova’dan Batıya keşif gezisine çıkmaya karar verdi. Moskova’dan Baltık denizine yaklaştıkça yapılaşma azalmış ve bataklıklar çoğalmıştı. Nihayetinde her yeri bataklık olan ve etrafında hiç yapılaşma bulunmayan Neva’ya geldi. Atından indi ve “Burada bir şehir olacak. Denizci Rusya’nın temellerini burada atacağız,” dedi. İşte o Bataklıklarla çevrili alan, Şimdiki Petersburg idi. Şehre kendi ismini verdi ve Şehri Romanov hanedanının evi ilan etti. Petro’nun yaptığı ilk yapı ise Petro ve Pavel Kalesi idi. Çünkü Neva yani Petersburg, o zamanlar İsveç toprağıydı ve Petro burayı ilhak ederek aynı zamanda İsveç’e de savaş açmış oluyordu. Hemen bir donanma inşası talimatını verdi. Aslına bakarsanız Rusya bu konuda avantajlıydı.

Petro’nun İleri Düzey Gemileri

Denizcilik için bir çağ kapanmış ve yeni bir çağ başlamıştı. 1702 yılında Dümen teknolojisinin İngilterede keşfi ve gemilere entegresi ile artık denizlerde yeni bir çağ başlamıştı. Petro’nun yanında getirdiği Donanma mühendis ve subayları da bu gelişmelerden haberdar idi ve yeni gemileri buna göre inşa ettiler. Dahası İsveç devletinin başında henüz 16 yaşında bir çocuk olan Demirbaş Şarl vardı.

Rusya’nın yeni başkenti Petersburg

 Nihayetinde Savaşı 1709 yılında Rusya kazandı ve 1712 yılında Petersburg’u Rusya’nın yeni başkenti ilan etti. 1718 yılında bunu tüm Avrupa’ya resmen duyurdu. Şehir, Moskova’yı 200 sene gölgede bırakıp Rusya’nın Kalbi olacaktı.

Şehrin yapımında binlerce insan öldü. Toplam ölüm sayısının 100.000 e ulaşabileceği söylenmektedir. Bu yüzden “Petersburg kan ve kemikten inşa edilmiştir” diye meşhur bir söz vardır. Çünkü zemin bataklıktı, inşaata ve yapılaşmaya uygun değildi. İklim kötü ve zemini nemli idi. Her yıl ülke genelinden 40.000 işçi getirtiliyordu lakin bu işçilerin yarısı bile Petersburga varamıyordu. Yollarda firar olayları ve ölümler görülüyordu. Bu yüzden Askerler dahi şehrin inşaatında çalışmıştır.

 Petro çocukluğunda yaşadığı, yukarıda bahsi edilen trajedilerden dolayı Petersburg’u tasarlarken Rus kültüründen uzaklaşıp 1697 yılında gezdiği Avrupa kültüründen esinlenmiştir. Bu nedenle Rusların ahşap kültüründen ziyade taş yapılara önem vermiş ve ülkedeki taş ustalarını Petersburg’a çekebilmek için ülke genelinde taş yapı inşasını yasaklamıştır. Ayrıca örnek vermek gerekirse Şehrin ismi Almancadır ve kanalizasyon sistemi de Alman sistemidir.

Şehir Yapımında Avrupalı ünlü mimarların görev aldığı Versay sarayına benzeyen bir kışlık saray olan günümüzdeki Hermitage müzesi Fransız mimarisidir. Şehir yapılaşması İtalyan yapılaşmasını andırır. Donanma ve tersane Şehrin dışına kurulmuş olup İngiliz ve Felemenk düzenine yakındır. Ticaret merkezleri Baltık Ticaretine yöneliktir. Şehir ahalisinin giyimi ise Macar veya Alman giysilerinden oluşuyordu, giymeyenlerden yıllık vergi alınıyordu.

Petro bu şehir için, Cennetim, Kalbim gibi ifadeler kullanmıştır. Bu şehri yapmasında 3 ana unsur göze çarpar: Denizlere olan Aşkı, Gelecekte hatırlanma arzusu ve Kremline olan nefreti. (Moskova ve Rus kültürü de denebilir). 8 Şubat 1725 (52 yaşında) Ptersburg da ölmüştür.

Her öğlen vakti Petro ve Pavel kalesinden 1 el top atılır. İlk zamanlarda sel uyarısı olarak kullanılıyordu, günümüzde ise yalnızca bir gelenek.