BiyografiDünyaGenelKültür - SanatTravelTuvaYaşam

Duha(dukha) TÜRKLERİ

Orta Asya’ yı Birbirimizin Parçası Yapan Kültürleri

ORTA ASYA DA Ötüken çoğrafyasın da unutulmaya yüz tutmuş ve kendi imkanlarıyla yaşamlarını sürdürmeye çalışan ve biz de tanıdıkça hem merak hem de ilgi uyandıran bir topluluk, isimleri ülkemiz de DUKHA olarak yaygınlaşsa da bölge de çok fazla isim kullanılmakta, yaptıklarını görünce kendimizin de aynı çoğrafya dan geldiğimizi düşünürsek bize yaptıkları çok zor gibi gelse de onları tanıyıp okudukça hayatlarının zor olduğu kadar güzel olduğu da aşikar, yıllar önce terkettiğimiz çoğrafya da onları tanıdıkça kendimizin bir parçası gibi görmemize yetti ve biz de elimiz den geldiğince bulabildiğimiz yayınlarla haberlerini yapmak istedik.

dukha avcılık

NERDE YAŞARLAR

Avrupa’ya doğru Hristiyanlaşan Türkler, Kafkaslardan itibaren Müslüman bir kimliğe bürünüyorlar. Kırımlılar, Ahıskalılar, Tatarlar ve Başkurtlar’ın topraklarını geçince Rusya’nın Altay bölgesine ulaşıyorsunuz. İşte bu bölge Tuva Türkleri’nin yaşadığı yer. Bölge Rusya, Moğolistan, Çin ve Kazakistan arasında paylaşılmış durumda.

Duhalar ya da Tuhalar veya Tsaatanlar (kendilerince: Tuʰha Ulǝs, Духалар Duḫalar ya da Moğolca Цаатан, Tsaatan), Moğolistan’ın orta kuzey bölgesindeki Hövsgöl aymağında yaşayan halk esasen Tuva Cumhuriyetinin Toju ilinde yaşayan Ak Todu, Soyon Kırgız, Hanaçı, Maat, Balıkçı ve Hular boylarının karışımıdır. Kendi adları olan Duha/Tuha kelimesi Tuga/Tuha, Tuva/Tıva, Tofa ve Tuba adlarıyla kökteştir ve

tuva halkı

Bölge de yaşayan ilgili başka etnik gruplar da bulunmaktadır,

Tuhalar, Tuvalar, Tofalar, Tubalar gibi

Yaklaşık 44 aile ve 200-400 kişilik nüfusa sahiptirler ve soyları ve dilleri büyük ölçüde tehlike altındadır. Tsagaannuur sumun da 269 kişi bulunur.

Duhaların dilleri

Duhaca Sayan dilleri grubundan Tuvacanın ayrıksı bir lehçesidir ve hızla soyu tükenmektedir. Doğu Tuvacası konuşan Toju Tuvaları ile Tofaların lehçesine daha yakındır. Günümüzde Moğolca ile karışık kullanılmaktadır.

Din olarak bölge de görülen

Günümüzde Duhaların dini, Moğollar gibi Budizm değil, Tengriciliktir.

dukha kartal

Yaşamları ve Ekonomik Durumları

Bugün Dukhalar eski geleneklerinin birçoğunu hâlâ sürdürürken, son yıllarda meydana gelen değişiklikler elbette büyük. Artık çocuklar okula gittikleri için kışları köyde kalıyorlar ve çocuğu olan ailelerin bazıları da kışın köyde kalıp sadece yazları taygaya geliyor. Okulda eğitim dili Moğolca olduğu için çoğu aile çocuğuna Dukhaca yerine Moğolcayı öğretmeyi tercih ediyor ve bu da dilin yavaş yavaş kaybolmasına neden oluyor.

Uzun yıllar boyunca Sovyet döneminde devletten destek gören Dukhalar, serbest pazar ekonomisine geçişle birlikte çok büyük sıkıntılar yaşamışlar. Ama son zamanlarda yeni yeni ortaya çıkan ekolojik turizm sayesinde yeni bir gelir kaynakları olmuş. Geyik boynuzlarından yaptıkları süs eşyalarını gelen yabancılara satıyorlar ve bu sayede köyden un, şeker, tuz gibi ana gıda malzemelerini alıp, çocuklarını okula gönderebiliyorlar.

Kızılderililer gibi çadırlarda (çum) barınan Duhalar, ren geyiklerini ulaşım aracı olarak kullandıkları gibi boynuz ve sütünden de yararlanırlar; fakat genelde etini yemezler ve et ihtiyacını sığın ya da yaban domuzu gibi diğer av hayvanlarından sağlarlar.

Dohaların ren geyiği eğitimi ve doğal yaşamları ekoturizm etkinliğiyle turist çekmektedir.

Duha lar yaşam boyunca doğa ya ve kadınlara saygılarını hiç kaybetmeden korumaya devam etmektedirler, hatta bazı bölgeler de sorumluyy kadın olarak benimsemişlerdir.

Bölge ye giden Danimarka’ lı bir antropoloğun yaşadığı bir olay da orada ki insanların bakış açısını anlamamız açısın dan daha faydalı olacaktır.

“Bir sabah kalktığımda boğazlarım ağrıyordu. Yan çadırda yaşayan ailedeki yaşlı kadın bana arkadaki dağlarda bulunun bir bitkinin soğuk algınlığına iyi geldiğini söyledi. Ben de toplamaya gittim ve elbette Batı’da alışkanlığımız olduğu gibi daha sonra da kullanırım diye kendim için bol bol koparıp bir demet de fazladan topladım. Belki obadaki dostlarıma veririm diye de düşünüyordum. Çadıra geri dönüp yaşlı kadına topladıklarımı gösterince yüzünde beliren dehşet ifadesini unutamam. ‘Neden bu kadar çok topladın ki? Sadece kendine bugün için yetecek kadar toplaman gerekiyordu. Tekrar ihtiyacın olursa ertesi gün çıkıp tekrar toplayabilirsin’ dedi. Bu benim için güzel bir ders oldu. Dukhalar her şeyi sadece ihtiyaçları kadar alıyorlar, çünkü doğadaki bir şeyi israf etmek onlar için ürkütücü bir fikir.”

Duha’ ların kendi yaşamların da da başlarına bir olay geldiğin de genel de nasıl çözüm bulduklarına dair durumları aktarıyorlar.

Eğer bir kişinin işleri uzun süredir ters gidiyorsa, o zaman bir yerde bir yanlış yaptığını düşünüp Şamana gidebilir. Şaman kimi zaman yardımcı ruhunu da kullanarak, diğer ruhlarla ya da ata ruhlarıyla iletişime geçip sorunun kaynağını bulmaya çalışır.”
“Ne gibi konular olabilir peki bunlar?”

“Kişinin hayatında ters giden herhangi bir şey olabilir. Örneğin geçen sene benim sürümdeki hayvanlardan altısını kurt kapmıştı. Böyle şeyler olabilir tabii ama o kadar hayvanın arasından ölenlerin sadece benim rengeyiklerim olması düşündürücüydü. Acaba bilmeden yanlışlıkla kötü bir şey yaptım ve onun cezasını mı çekiyorum diye kendimi sorgulamaya başladım ve en sonunda obamızın diğer Şamanı Sensıtık’a danışmaya gittim. Sebebini bulmak için özel bir ayin düzenledi.”
Merakım iyice artmıştı: “Öğrenebildiniz mi peki nedenini? Eğer sormamda sakınca yoksa tabii…”

“Şaman, eşimin birkaç ay önce ava gittiğinde öldürmemesi gereken yavru bir ceylanı nehir kıyısında öldürdüğünü söyledi. Bu çok ciddi bir hata, çünkü bizde hem küçük hayvanları öldürmek yasaktır, hem de nehir kenarında hayvan öldürmeyiz. Çünkü hayvan suya düşüp nehri kirletebilir.”
“Ne yapmanızı önerdi peki?”

“O nehrin kıyısına gidip orada doğaya çay ve süt serperek sunumlarda bulunması ve öldürdüğü hayvanın ruhundan özür dilemesi gerekiyormuş. O da tabii ki kendine söyleneni yaptı ve o zamandan beri hayvanlarımızın sağlığında bir sorun çıkmadı.”

Doğadaki hiçbir canlı ile hiyerarşik ilişkilere girmeden, yaşayan her şeye saygı duyuyorlardı.
Örneğin nehirlerinin temizliği konusunda çok duyarlıydılar. Bir nehrin içinde ellerini yıkamak bile tabu olarak görülüyordu; çünkü özellikle sabun kullanırsanız nehri kirletiyordunuz. Bu yüzden bir şeyler yıkarken mutlaka suyu bir kovayla dışarıya alıp o şekilde yıkıyorlardı. Doğadan elde ettikleri şeyleri onlara verilmiş bir hak olarak değil, doğanın onlara sunduğu bir armağan olarak değerlendirmeleri Dukhaların bu hassas yaklaşımının sebeplerinden biri.

Teknoloji, turizm ve eğitim sistemi yaygınlaştıkça Tuva dili, buradaki Türk adetleri, gelenekleri, inançları Dukhaların evcil geyikleri gibi tarihin derinliklerinde kaybolup gidecek ve Altay dağlarının eteklerinden Türk izleri silinecek.

ve son olarak;

TUVA VE TURAN…


Moğolistan’ın aksine Rusya sınırları içinde Tuva Türkleri daha yaygın ama Moğolistan’daki kadar tanınmış değiller. Moğolistan’da sayıları yüzlerle sınırlıyken Rusya’nın Altay sınırları içinde 250 bin civarında Tuva Türkü’nün yaşadığı tahmin ediliyor. Daha çok Şaman olan Tuvalar Moğolistan’daki Dukhalar’dan daha fazla şehirleşmiş durumdalar. Kızıl, Turan gibi bugün Türk dünyasının ortak değer kabul ettiği isimler, Tuvalar’da şehir adları. Kızıl Elma ve Turan ülküleri bu nedenle Ruslar için bir hayli tehlikeli kelimeler.

Kaynak;

https://www.atlasdergisi.com/kesfet/kultur/dukha-halki-mogolistan.html

https://tr.wikipedia.org/wiki/Duhalar

https://marmaralife.com/2017/12/29/daglardan-sehirlere-dukhalar-turkler/

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı