Kutlu Asya

Kutlu Asya

HÜSEYİN ZADE ALİ BEY

BÜYÜK FİKİRLERİN ADAMI HÜSEYİN ZADE ALİ BEY KİMDİR ?  

Hüseyinzade Ali bey 28 Şubat 1864 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Bakü şehrinde dünyaya gelmiştir. Hüseyin Zade Ali Bey’in yaşamını incelediğimiz zaman henüz küçük yaşlarda Ailesini kaybettiğini görmekteyiz. Anne ve babasının vefatı ile dedesi tarafından yetiştirilmeye başlandığını tarihi kayıtlarda girmekteyiz.

HÜSEYİN ZADE ALİ BEY EİTİM HAYATI

Hüseyinzade Ali bey Lise çağına geldiğinde diğer milletlerin Kafkas kültürünü tanıtmak amacıyla dillerini öğrenmek isteyerek dil çalışmalarına önem vermiştir liseden mezun olduğunda Arapça, Farsça ( muhtemelen şeyh olan dedesinin katkısı ile ) ve dönemin Kafkasyasının resmi dili Rusça öğrenmiştir. Lise öğrenimini Tiflis’te tamamlayan Hüseyinzade Ali bey   1885 yılında Petersburg (Çarlık Rusya başkenti ) üniversitesinde matematik ve fizik eğitimine başlayarak ilmi çalışmalarına başladığı zaman diliminde. Dedesinin verdiği temel eğitimlerin başında gelen Türklük sevgisinin etkisi ile üniversitenin Türkoloji bölümüne derslerine devam etmektedir. Dil bilgisi açısından yeterli bilgisi olduğu için Batı klasiklerini inceleme şansını değerlendirmiştir. Üniversite yıllarında Arkadaşı Ahmet Sedat bey ile tanışması ve o dönemin Türk Dünyasının tamamında cereyan eden Türkçü Turancı görüşlerin etkisi ile Türkiye’de eğitim öğretim hayatına devam etmek ister. Ve okulunda eğitim ve öğretim faaliyetlerini bitirdikten sonra İstanbul’a gelir ve yerleşir. Türkiye’de Askerî tıbbiyeye girer ve 1894’te Tabin yüzbaşı olarak mezun olur.

VATAN ÜLKÜSÜ

Türklerin Vatan Ülküsünü yüreğinde çocukluğundan itibaren hisseden Hüseyinzade Ali bey Öğretimi döneminde Ziya Gökalp beyin fikirlerinden etkilenir ve onunla tanışması onu derinden etkilemiştir. Ve Türkçülük fikrinden derinden etkilemiştir bunda dönemin Osmanlı Aydınlarının çok büyük etkisi vardır. 1897’de Türk Yunan harbinde Tabib yüzbaşı rütbesi ile savaşa katılmıştır. Hüseyinzade Ali Turan Beyin yaşamını ve fikirlerini bu Savaş büyü ölçüde etkilemiştir. Ve Fikirleri doğrultusunda hareket etmeye devam etmiştir savaşın hemen ardından Osmanlı askeri Tıp Okuluna Sınava kazanacak tıp okulunu kazanmış ve mezun olduktan hemen sonra Osmanlı Devleti’nin ilk tıp profesörleri arasına girerek cilt ve frengi hastalıkları profesörü olmuştur.1903 senesine kadar prof. Yardımcılığı görevi ile çalışmaya devam ederken Pasaportu olmadığı gerekçesiyle sınır dışı edilmiştir.

İTTİHAT VE TERRAKİ CEMİYETİ

Başka bir rivayete göre Abdülhamit rejimine muhalif olduğu gerekçesi ile İttihat ve Terakki cemiyetinin ilk kurucuları arasında bulunduğu için sınır dışı edilecek iken yurduna dönüş yapmıştır ikinci şık bana şahsen daha mantıklı gelmektedir. Çünkü Osmanlı Devleti’nin sınırları içinde o kadar okul okumuş askerlik yapmış ve çalışmış birisinin pasaportu olmaması mümkün değildir.

TÜRKLEŞMEKK, İSLAMLAŞMAK, MUASIRLAŞMAK

BAKÜ’DE bir müddet Rusça yayınlandığını düşündüğümüz kaspi gazetesinde yazılar yazmıştır.  1904 Hüseyinzade Ali Bey’in hayatında çok büyük yankılanmalara sebep olur ve Hürriyet ortamında Hayat Gazetesinde yazılar yayımlamaya başlamıştır.  Hayat Gazetesinin yayın hayatına son vermesiyle Füyüzat gazetesinde yazılarını yayınlayarak büyük ölçüde Türkçülüğü Azerbaycan Halkını tanıştırmaya devam ettirmiştir.  Bu Dergide yayın hayatından kısa sürede çekilişinin ardından Azerbaycan’da Türklük şuurunu ve Türkçülük çiçeğini yeşertmeye devam etmiştir.  Çıkarmış olduğu gazete ve dergilerde bulunan önemli eserlerinden bildiklerimiz Türkler kimdir ? ,kimlerden ibarettir ? , Bize hangi ilimler lazımdır , yazımız ve birinci elimiz önemli makalelerindendir . Ali bey yazılarında Yüksek Türklük şuuru ile yazmıştır ve yazılarında Türkleşmek İslamlaşmak ve Avrupalılaşmak maddelerine dayanarak yazmıştır 1911 de Tiflis’de belirlediği ve yaygınlaştırılması için elinden gelen mücadeleyi verdiği bu üç temel madde daha sonra büyük Türkçü Ziya Gökalp tarafından Türkleşmek İslamlaşmak muasırlaşmak ismi ile makale ve kitap haline getirilir .

TÜRKÇÜLÜK ÜLKÜSÜNÜN BABASI

Hüseyinzade Ali bey Ziya Gökalp tarafından saygı ile anılan büyük bir Dava adamı Olarak ülkemizde pek bilinmese de  Azerbaycan’da Ahmet Ağaoğlu ile birlikte Türkçülük ülküsünün babası sayılmaktadır. Kafkaslarda İrşat, Terakki  ve Hakikat Gazetelerinde çalıştığını biliyoruz . Bakü’de Sadet okulunu kurarak bir dönem öğrencilerini yetiştirdiği rivayet ediliyor

HÜSEYİNZADE ALİ BEY’İN SİYASİ YAŞAMI ?

İTTİHAT VE TERRAKİ CEMİYETİ MERKEZ KURUCULARI ÜYELİĞİ

Hüseyinzade Ali bey İttihat ve Terakki cemiyetinin rejimin değiştirmesinin ardından Bahattin şakir ve devrin büyük ittihatçıları tarafından 1910’da İstanbul’a davet edilir bu sırada Azerbaycan’da kurdukları Sadet okulunda Türkçe dersleri vermekte idi İstanbul’a gelir gelmez İttihat ve Terakki cemiyetinin merkez kurucuları üyeliğine seçildi .

TÜRK OCAKLARI

1910-1918 yılları arasında Türk ocaklarında gençlere büyük mefkûresini Turancılığı anlattı ve İttihat ve Terakki cemiyeti için çok büyük çalışmalar yaptığını biliyoruz. Hüseyinzade Ali Bey’in daha çok düşünceler üzerinde etkin olduğunu düşünüyorum çünkü çekingen bir mizaç sahibi birisi olarak kitle üzerinde hakimiyet kurduğunu gözlemlediğim bir eylemi yoktur.

KAFKAS TÜRKLERİ MAARİF CEMİYETİ

Hüseyinzade Ali Bey’in 1913 ‘de Kafkas Türkleri maarif cemiyeti , 1916’da yüksek sağlık cemiyeti ve 1916’da Türk Macar dostluk cemiyeti genel merkez üyeliğinde bulunduğunu tarihi vesikalardan ayrıntılı olarak görmek mümkündür. Yusuf Akçura beyin kurmuş olduğu Rusya Mahkumu Müslüman TürkTatarların Hukukunu Müdafaa komitesinde önemli işler yapmıştır. Balkan savaşlarında Osmanlı Devleti’nin ordusunun içinde bulunduğu durumu yerinde tesbit etme fırsatı buldu ve askerî doktor olarak savaşa katılmıştır . Hüseyin Ali bey bilimsel ve Siyasi faaliyetlerde bulunmak üzere birçok ülkeye Osmanlı Devleti’ni temsilen gönderilmiştir .

AZERBAYCAN CUMHURİYETİNİN KURULUŞUUNDA ÖNEMLİ ROL

1914’de kadar Osmanlı Devleti’nin içinde birçok hizmet veren Hüseyinzade Ali bey’in 1918’de hükümet tarafından Kafkasya’ya ya gönderilerek Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Bağımsızlığı için çalışmalara yardımcı olmaya başladı. Muhtemelen savaşın sonuna gelen ittihatçı isimler Hüseyinzade Ali bey’in sürgün olmasını önlemek ve Azerbaycan Cumhuriyeti devletinin ilanı için Kafkasya cephesine göndermiştir.  Bu olayı Enver Paşa’nın Türklüğe Osmanlı orduları başkomutanı olarak son hizmetlerinde birisi olarak değerlendirilir. Azerbaycan bağımsızlığını kazandığı için onu ilk tanıyan Ülkelerin arasında Osmanlı Devleti’nin bulunmasını sağladı ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nin İstanbul elçisi Yusuf vezirlinin Azerbaycan  Türk edebiyatını yazmasına yardımcı olduğunu rivayet ederler. Hüseyin Ali bey Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluşunda fikri olarak önemli katkılar sunmuş değerli bir bilim ve dava adamı olarak Türk milletinin Tarihinde önemli izler bırakmıştır . 27 Nisan 1920’ye Rusların Azerbaycan Cumhuriyetini işgalinin ardından Yeni kurulmakta olan Türkiye cumhuriyetine kesin dönüş yapmıştır ve emekli olacağı 1933’e kadar doktorluk mesleğini devam ettirmiştir.  

HÜSEYİNZADE ALİ BEYİN YAPMIŞ OLDUĞU YURT DIŞI GEZİLERİ !

Yukarıda bahsettiğim konuların başında gelmektedir Hüseyin Ali bey Osmanlı imparatorluğu temsilcisi olarak birçok kez yurtdışında ilmî ve siyasi faaliyetleri için Osmanlı Devleti’nin temsilcisi olmuştur .  Birincisi 1914 birinci Dünya savaşı sırasında Yusuf Akçura bey ile birlikte orta Avrupa’da bir Turan gezisine çıktığını biliyoruz . İkinci olarak 1916 yılında Berlin’de toplanan Türk kavimleri kongresinde Osmanlı imparatorluğunu temsil etmiştir.

1917’de Nesim Muslih ve Akil Muhtar ile birlikte Stockholm’de Sosyalist kongresine Osmanlı imparatorluğu temsilcisi olarak katılmışlardır.  1917’de Hollanda_ İskandinav komitesine bütün Türk Halklarının haklarını savunan bir muhtıra verdiler. Bu kongrede dünyanın dikkatini çekecek bir bildiri okuduğu rivayet ediliyor. 1918’de kafkaslarda Maverayı Kafkas hükümetini kurmuşlardır. Daha sonra ise Bu hükümetin Yıkılması ile Bakü’ye geçerek Nuri paşa ile birlikte hareket ederek bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluşuna hizmetleri olmuştur.

Damat Ferit hükümetinin zamanında iki kez tutuklanınca Bekir Ağa bölümünde bir müddet hapis cezasına çarptırılan Hüseyin Ali bey Malta’ya sürgüne gitmekten şans eseri kurtulması şüphesiz Türk milletinin şansı olmuştur.   Hüseyin Ali bey 1926’da İzmir suikastı davasına adı karışarak tutuklanmış olsada sonradan serbest bırakıldı ve   Hüseyin Ali bey daha sonraki yaşam mücadelesinde 1926’da birinci Türkoloji kongresinde katılmıştır.  Emekli olacağı 1933 yılına kadar tıp alanında Fakültedeki derslerine devam ederek geleceğin doktorlarını yetiştirme noktasında önemli bir katkı sunmuştur genç Türkiye Cumhuriyetine . 1933’de emekli oldu ancak akedemik çalışmalarına devam etmiştir ve 1936’da üçüncü dil kongresine katıldığını biliyoruz .  

HÜSEYİNZADE ALİ BEYİN ESERLERİ VE DÜŞÜNCELERİ .

Hüseyin Ali Bey’in Eserleri genelde düşünce, Anı ve araştırma Eserleri olduğunu biliyoruz fakat birde tıp kitabı “Emrazi cildiye “ eseride mevcuttur.  Ayrıca tıp alanında “Zühreviye” ve Büyük tıp lügati isimli eseri de dikkat çekmektedir. Hüseyinzade Ali Bey’in yaşamı boyunca Milletini Aydınlatma ve Milletine faydalı olabilmek için çalıştığını söylemek mümkün fakat onun yaşamını ve düşüncelerini genellikle makalelerini okuyarak öğrenmeniz gerekiyor. Genel itibari ile fikri Türkleşmek İslamlaşmak ve Avrupalılaşmak olarak özetlenebilir bize çağdaş ve modern düşüncelerin lazım olduğunu yaşamı boyunca söylemiştir.

Genel Anlamda ziya Gökalp beyin etkisinde kalmıştır ve Kafkaslarda Sünni Şii çatışması çıkarmak isteyenlere karşı her zaman mücadele etmiş Türk dünyasında egemen olması gereken dilin Osmanlı (Türkiye ) Türkçesi olması gerektiğini ifade etmiştir. Bu açıdan İsmail Gaspıralı beyin dilde fikirde işte Birlik ilkesinden etkilendiği söyleyebilir. Hüseyinzade Ali Turan Beyi ömrü boyunca merkezî Osmanlı (Türkiye) olmak üzere Türkçülüğü ve Pan-Türkist ülküyü savunmuş ve gençlere aktarmak için birçok çaba sarf etmiştir. 1942 yılında ise İstanbul’da vefat edene kadar Turan ülküsü ekseninde eserler vermeye devam etmektedir. 

Türk milletini ilgilendiren bir çok konuda Birçok Eser veren Hüseyinzade Ali bey Türk milletinin büyük bir değeri olarak mutlaka Başaracağımız yüce Turan Ülkümüzün Yılmaz ve fedakâr bir Eri idi . Tanrı Rahmet eylesin . Mekanı ucmağ olsun . Tanrı Başbuğ Oğuzhan’ın otağında diz vurmayı nasip etsin. 

HÜSEYİNZADE ALİ BEYİN ESERLERİ  

  • Abd-i gılaf  ve Mahfaza (1906’da Bakü)
  • Eski tıbbiye (1910)
  • Yurt kaygusu ve Hal-i  Vatan (1911)
  • Garbın iki destanında Türk (1926 Bakü) 
  • Bahçemin ağaçları1936) ondan önce ve sonra (1938)
  • İttahat ve Terakki nasıl kuruldu (1938)

Ne mutlu Türküm diyene ! 

Bir cevap yazın
*
*
*