KADİM TÜRKLER’İN TÖRESİ

KURT ATA

Türkler yok olma eşiğine gelince Kurt’tan türemiş

Kurt Ata Türkler’in mitolojisinde önemli yer tutuyor. Türkler yok olma eşiğine gelince Kurt’tan türemiş, böylelikle çoğalmış, düşmanlarından intikam almışlar. Türkler ne zaman zora düşse Mavi gözlü sarışın kurt gelmiş Türkler’e yol göstericilik yapmış.

Türklerin kurt kapanı taktiği Oğuz Ata’dan beri bize ulaşmış.

Oğuz Kağan’da herkesin öldüremediği canavarı görünce kurt olduğunu görmüş,ondan nasıl saldırdığını dair izlenimde bulunmuş, efsaneye göre Türklerin kurt kapanı taktiği Oğuz Ata’dan beri bize ulaşmış. Benzeştirmelerde Kurtlar ile Türkler benzeştirilmiş, böyle böyle sürüyle örnek var. Göktürkleri kuran boy Aşinalar ise kendilerini direk kurt soyuna bağlamıştır. Görüldüğü gibi Türk Kültüründe ve Mitolojisinde çok önemli yer tutuyor kurt.

Töre

Töre Türkler’in hayatında çok büyük yer tutmuştur.Yine bütün bu Türklerin tarihinde Gök-Türk teşkilatının, edebiyatının, töre ve hayat telakkisinin izleri görülmüştür. Gök-Türklerden sonraki çağlarda, R Türkçesi (Ogur lehçesi) müstesna, bütün Türk lehçe ve ağızları Gök-Türk Türkçesinin damgasını taşır.

Gök-Türk

Doğudan batıya: Orta Asya, Türkistan, Maveraünnehir, Kuzey Hindistan, İran, Anadolu, Irak, Suriye ve Balkan Türkleri, Gök-Türkler yolu ile Türktür. Bizim bugün diğer Türk devlet ve zümrelerinden ayırdetmek üzere Gök-Türk (Kök-Türk) dediğimiz bu topluluk ve devletin adı “Türk” veya “Türük” idi. Ancak, kitabelerin bir yerinde, kendini Gök-Türk olarak tanıtmıştır ki, “Göke mensup, ilahi Türk” manasına gelen bu tabir, V. Thomsene göre hakanlığın parlak devresine işaret etmekte olmalıdır (herhalde Mu-kan Kağan zamanı).

Gök-Türk hakanlığı çağında, daha doğrusu 6.-9. asırlarda Orta Asyada tarihi rol oynayan toplulukların, çeşitli adlar altında gruplaşan Tölesler olduğu anlaşılmaktadır. Türkçe Töles kelimesi, ihtimal “asıl, kök, temel” manalarına gelmektedir. (Bk. L. Bazin, Les Calendriers…, s. 661, 667.) Tölesler (Tölös, Tolis, Çincede Tie – lo, Tieh – le), Çin kaynaklarında eski Hun boylarından olarak zikredilen ve bütün Orta Asyaya yayılmış kalabalık Türk kütleleri bütünüdür.

Sui-shuda (Çin Sui hanedanının 581-618 yıllığı) 50 kadar kabilesi sayılmakta ve şöyle sıralanmaktadır: 1i Baykal gölünün kuzeyinde, 5i Tola ırmağı kuzeyinde, 5i Tanrı dağları kuzey eteğinde, 9u Altayların güneybatısında, 4ü Kang (Semerkant havalisi) krallığının kuzeyinde, 10u Seyhun boyunda, 4ü Hazarın doğusu ve batısında, 6sı Fu-linin (Bizans) doğusunda”. Ancak Baykal gölünden Karadenize kadar yayılan bu toplulukların hepsini de Türk menşeli saymak doğru olmasa gerektir.

En batıda gösterilen bazılarının (mesela Alanlar) İranlı oldukları biliniyor. Wu-hunlar (=Ugor) da Urallı bir kavim grubudur. Ayrıca, Ogur boylarının da Tieh-leler olarak zikredildiği anlaşılmaktadır. Töles boylarının, taşıdıkları adlar henüz tamamen çözülememiş olmakla beraber, Hunlardan geldikleri ve umumiyetle dil ve örflerinin Gök-Türklerinkinin aynı olduğu belirtilmiştir.

Tabgaçlar

Bazı Çin kayıtlarına göre, Tabgaçlar devrinde (386-534), yüksek tekerlekli araba kullandıklarından dolayı Kao-kü (Chao-che = yüksek tekerlek) diye adlandırılan bir kısım Töles kabileleri, diğer Türkler gibi kendilerini kurt atadan türemiş kabul ederlerdi. Kurt Ata Türkler’in mitolojisinde önemli yer tutuyor.

KUTLU KURT SOYU

Türkler yok olma eşiğine gelince Kurt’tan türemiş, böylelikle çoğalmış, düşmanlarından intikam almışlar. Türkler ne zaman zora düşse Mavi gözlü sarışın kurt gelmiş Türkler’e yol göstericilik yapmış. Oğuz Kağan’da herkesin öldüremediği canavarı görünce kurt olduğunu görmüş,ondan nasıl saldırdığını dair izlenimde bulunmuş, efsaneye göre Türklerin kurt kapanı taktiği Oğuz Ata’dan beri bize ulaşmış. Selçuklular düşmanlarının psikolojisini bozmak için geceleri kurt gibi ulurmuş. Benzeştirmelerde Kurtlar ile Türkler benzeştirilmiş,böyle böyle sürüyle örnek var. Göktürkleri kuran boy Aşinalar ise kendilerini direk kurt soyuna bağlamıştır.

Görüldüğü gibi Türk Kültüründe ve Mitolojisinde kurt çok önemli yer tutuyor.