Türkiye

KAZIM KARABEKİR PAŞA

DOĞUNUN ASLANI KAZIM KARABEKİR PAŞA  

Musa Kazım Karabekir bey 23 Temmuz 1882 yılında Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’da dünyaya gelir. Babası Jandarma Alaybeyi Emin Beyin oğludur. Baba tarafından soyu tarihçiler tarafından Kahramanoğlu Mehmet beye kadar dayandırılır bu verilerden yola çıkarak Kazım Karabekir paşa’nın Avşar Yörüklerinden olduğu söylenebilir.  Soy olarak Türkmen Yörüğü olan kazım beyin annesi Havva Hanımdır . Ailesinin soyunun dayandığı Karaman’ın bir ilçesine Karabekir ismi verilmiştir. Karaman’da ve çevresinde ailesi Karabekir oğulları olarak Bilinmektedir.

KAZIM KARABEKİR PAŞA’nın eğitim Hayatı

İlk öğrenimine İstanbul’da başlasa da eğitim öğretim yıllarında babasının görevi sürecinde Van, Harput , Mekke gibi çeşitli Osmanlı şehirlerinde tamamlamıştır. Bu durum Kazım beyin Farklı kültür ve medeniyetleri bir arada değerlendirme ve analiz edebilme yeteneğinin yanı sıra derin bir hoşgörü duygusunu benimsemesinde etkili olmuştur. Kazım bey Ortaöğrenimini İstanbul’da Fatih Askerî Rüştiyesi ve Kuleli askerî İdadisi  tamamlamış olup  Yüksek öğretimini babasının da etkisiyle aşık olduğu Askerlik mesleğini devam ettirecek Harp okulu (1902) ve Harp Akademisinde ( 1905) tamamlayarak  Kurmay Yüzbaşı olarak Manastır’da göreve başladı. Bölge kurmay başkanlığı görevini de üstlendiği için bölgede Sırp , Rum vb azınlık çeteleri ile mücadele ederek 1907’de Kolağası oldu.

İttahat ve Terakki Cemiyeti

Kazım Karabekir paşa’nın bölgedeki faaliyetleri Enver paşa ile birlikte İttahat ve Terakki cemiyetini kurması ile Siyasi faaliyetlerine başlamıştır. Enver Paşa’nın etkisi ile Manastır ve İstanbul teşkilatlarını kuran Kazım Karabekir paşa meşrutiyet’in ilanına kadar Balkanlar’da siyasi ve askerî mücadelesine devam etmiştir. Türkiye cumhuriyeti devletinin kurucusu Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ile bu mücadele esnasında Dostlukları pekişmiştir.

Meşrutiyet Rejimi

Meşrutiyet rejiminin ilan edilmesi ile birlikte Edirne’de bulunan 3.Piyade kurmay başkanlığına getirildi. 31 Mart vakasının başlaması üzerine ise kurulan Hareket ordusunda başkanı olarak Beyoğlu kışlası ve Yıldız sarayının ele geçirilmesinde önemli katkıları oldu . Daha sonra İstanbul’da isyanın bastırılması ve Sultan Reşat Han’ın tahta geçmesi ile birlikte başlayan Arnavut İsyanlarının bastırılmasında Sahada ki tecrübelerinden büyük oranda yararlanarak önemli bir zafer kazanır. Kazım Karabekir paşa’nın Balkan Savaşı’nda önemli başarılar elde ettiği söylenebilir. 27 Nisan 1912 ‘de Binbaşılığa terfi ettirilir. Kazım Karabekir paşa’nın Edirne savunması sırasında Bulgar ordusuna esir düştüğü ve aynı yıl imzalanan anlaşma ile serbest bırakıldığı bilinmektedir.  

1.DÜNYA SAVAŞIN’DA KAZIM KARABEKİR PAŞA  

Kazım Karabekir paşa Birinci Dünya Savaşı’ndan hemen önce yarbay rütbesine yükseltilir ve savaşın başlaması üzerine  1.iran Kuvvet-i seferîyesinin Başına getirilse de  Bağdat’ta uzun süre görev yapmadı 1915’de İstanbul’a çağrılarak Kartal’da bulunan 14. Tümen komutanlığına atandı. Kazım Karabekir paşa’nın dönemin ünlü isimleriyle aynı eğitimden geçtiği ve Aynı tecrübelere sahip olduğu bilinenler arasındadır.

18 -19 yüzyıl Osmanlı ordusunun kurmayları Abdülhamit ve İttihat Terakki etkisinde benzer tarzda başarılı bir şekilde eğitilmiş olup bize bu eğitimin önemini Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale, kutul Âmare, Gazze savaşları, Kafkasya zaferi ve birçok savaşta teknik yetersizliğe  rağmen düşmana karşı vermiş oldukları kahraman mücadele ile kazandıkları zaferlerden anlayabiliriz. 

Çanakkale’de

6 Mart 1915’de Çanakkale savaşlarında, Tümeni ile birlikte Fransız işgal ordusunu bozguna uğratarak başarılarından dolayı Albay rütbesine terfi eden. Kazım Karabekir paşa’nın İlerleyen zaman diliminde Goltz Paşa’nın kurmay heyeti  Başkan vekili olarak ırak cephesinin merkezi Bağdat’a gönderildi.

Kutul Âmare’de

Daha sonraki yıllarda Kutul Âmare de İngilizlere karşı Medine Fatihi Fahrettin Paşa’nın komutasında savaştı. Kazım Karabekir paşa’nın daha sonraki zaman diliminde 2.  Kolordu kumandanı olarak Ruslara karşı savaştığını görüyoruz. Bölgeden Rusların çekilmesi ile birlikte Kafkas cephesinde İsyan ve Anarşi Faaliyetlerini artıran Ermeni teröristlerle kapsamlı bir mücadeleye girişti. 1.kafkas kolordusu kumandanı olarak 31 Mart 1917’de Erzurum’u, Erzincan’ı ve Hasankaleyi Ermeni ve Rus Katliamından kurtarmıştır. Rusların üç Mart 1918’de Brest Litovsk anlaşması gereğince geri çekilmesi ile birlikte Kars Ardahan ve Batum’u işgalden kurtarmak amacıyla taarruza geçmiştir.   

Kafkaslar’da

25 Nisan 1918’de Serhat şehrimiz Kars’ı Ermeni ve Gürcü çevrelerinden temizleyerek AL BAYRAĞIMIZI Kars kalesinde ebediyen dalgalanmak üzere gönlere çekti. 15 Mayıs 1918’de Gümrü kalesini zapt etti. Kafkas cephesinde kazandığı bu zaferler karşısında Mirliva rütbesine yükseltilir ve 28 Temmuzda Ermenistan ve Güney Azerbaycan’ı zapt etmekle Enver Paşa’nın bizatihi emri ile görevlendirilmek üzere çalışmalarına başlar. Kazım Karabekir paşa’nın beş Eylül’de Bakü’yü ele geçirmek amacıyla Tebrize ilerleyen İngiliz ordularını durdurması savaşın seyrini Kafkas cephesinde değiştirir.   Kazım Karabekir paşa tarihimizde Güney Azerbaycan fatihi olarak pek bilinmese de 5 Eylül’de İngiliz Emperyalist güçlerini güney Azerbaycandan çıkararak güney Azerbaycan’a kısa süre hâkim olmuştur. Enver Paşa’nın Türk dünyasında izlediği birlik ve beraberlik politikası gereği Azerbaycan Osmanlı ordusunun öncelikleri içinde daima yerini almıştır. Kafkasya cephesinde Kuzey Azerbaycan’ın da başka bir Osmanlı komutanı. Nuripaşa tarafından düşman işgalinden temizlenmesini başka hiçbir argüman ile açıklamak mümkün olmayacaktır.

Kafkas Cephesinde Azerbaycan Yolunda

Kuruluş savaşı yıllarında Kafkas cephesinde büyük Zaferlerin komutanı olacak Kazım Karabekir paşa’nın Kafkas cephesinde ki tecrübeleri birinci dünya savaşında. Paşa’nın kazandığı en iyi deneyim olarak Daima kazım paşaya yol göstermiştir. Kazım ve Nuri paşaların Azerbaycan hakkını Emperyalist düşmanlardan koruyup kollaması Oğuz Türklerinin milli Hafızalarına kazınmış bir destan haline gelmiştir .

1918’de Mehmet Emin Resulzade önderliğinde kurulan Azerbaycan Cumhuriyeti devleti de bu başarıların bir neticesi olarak şanlı tarihimizde yerini almıştır. Kazım Karabekir paşa diğer Osmanlı komutanları gibi 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros mütarekesi sonucunda İstanbul’a çağırılmıştır. İstanbul’da Harbiye umumi reisliği teklifini kabul etmeyerek kumandan dediğin ordusunun başında olur iradesi ile önce Tekirdağ ardından kendi isteği ile fatihi olduğu Erzurum’atandi.  

KURTULUŞ SAVAŞINDA KAZIM KARABEKİR PAŞA  

 Kazım Karabekir paşa Önce Trabzon’da müdafi hukuk cemiyeti ile bir toplantı gerçekleştirdi. 3 Mayıs’ta Erzurum’a ulaşarak burada Erzurum Müdafi hukuk cemiyeti üyeleri ile birlikte Erzurum kongresinin temellerini atarak. Başbuğ Atatürk’ün daima Emrinde olduğunu Atatürk’e ve Aziz Türk milletine “Ben ve Kolordum Emrinizde Paşam “ sözü ile ifade etmiştir. Kazım Karabekir paşa 21  Temmuzda İstanbul hükümetinin baskısı sonucu Askerlik görevinden istifa ettirilen. Türk ulusunun Kurtuluşunun mimarı Mustafa Kemal Atatürk’ün boşalttığı makama getirildi. Yetkilerini kullanarak Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum kongresine katılmasını ve başkan olmasını sağladı. Erzurum kongresinin sekizinci gününde harbiye nezaretine Mustafa Kemal ve Rauf Bey’in tutuklanamayacağını Bildirerek Sivas Kongresinin bütün safhasında Mustafa Kemal Atatürk’ün yardımcısı olmuştur.  

Şark Cephesi Komutanı

Kazım Karabekir paşa 14 Ocak 1920’de millî mücadelenin şark cephesi komutanlığına getirildiği gün İngilizlerin Mebusan meclisi işgali üzerine Erzurum’da bulunan İngiliz Subay ve etlerini tutukladı.  (1921’de Malta’da bulunan Türk sürgünleri ile değiştirilir) TBMM tarafından kendisine Şark cephesi komutanlığı ve Erzurum valiliği görevi verilmiş olan Kazım Karabekir paşa 28 Eylül’de tarihi şark Taarruzuna başlayarak. Kırk Asırlık Türk yurdunu bütün Emperyalist kuvvetlerden temizlemenin ilk adımını attı.

Doğunun Aslanı – Doğu Fatihi

Kazım Karabekir paşa 30 Ekim tarihinde Türkiye Büyük millet meclisi tarafından Ferik unvanı ile ödüllendirilirken Rus destekli Ermeni çeteleri 7 Kasım’da Gümrü ve 12 Kasım’da Kars’ın Türk orduları tarafından kurtarılması sonucu 3 Aralık 1920’de Gümrü anlaşmasını imzalayarak Türkiye üzerinde bütün Emperyalist emlerinden vazgeçtiğini dünyaya ilan etti. Doğu Anadolu bölgesinde Kazanılan bu zafer Kazım Karabekir paşa’nın “Doğunun Aslanı , Doğu Fatihi” olarak anılmasını sağlamakla birlikte Türk Kurtuluş Savaşı’na olan inancı artırmıştır.

Kazım Karabekir paşa’nın Askerî mücadelesini anlattığım bu makalede Paşa’nın siyasi ve İnsani olarak hayatından kesintilere yer vermediğim için Makaleyi şu not ile bitirmek isterim Kazım Karabekir paşa doğuda kazandığı Zaferlerin ardından Birliklerinin önemli kısmını Batı cephesine takviye olarak gönderirken Ermeni ve Gürcülerden ele geçirdiği silahlarıda batı cephesinde kullanılmak üzere  birlikler ile beraber Ankara’ya sevk eder.

Başarı ile dolu askerlik mesleğine 1924’de son veren Musa Kazım Karabekir Paşa’yı ve Türk milletinin bütün şehitlerini saygı ve rahmetle anıyorum.

Ne MUTLU TÜRKÜM DİYENE

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı