MİLLİ MÜCADELEDE ALMAN YÜZBAŞI HANS TRÖBST

1.DÜNYA SAVAŞI SONLARI

ALMANYA VE OSMANLI DEVLETİ YENİLMİŞ VE MAĞLUP DEVLETLERE AĞIR ŞARTLAR YAŞATILIYOR.

Baltık cephesinde piyade yüzbaşı olarak görev yapan ve ülkesinin boyun eğmesini kabul edemeyen , sindiremeyen Hans Tröbst , Türkiye’de Mustafa Kemal liderliğinde bir direniş olduğunu duyar. Direnişe katılmak üzere gizlice Varna üzerinden İstanbul’a geçer. Burada Mustafa Kemal ile görüşür ve ısrarla Türk ordusuna katılmak istediğini söyler. Mustafa Kemal ona “Sen esir düşersen Alman olduğun anlaşılır , seni demiryolunda görevlendirelim.” demiştir.

Hans Tröbst Önce Eskişehir demiryolunda sonra da Konya demiryolunda, demiryolu subayı olarak göreve başlar.Bu görevler arasında aile kurmayı da ihmal etmez. I.Dünya savaşı son senesinde tanıştığı Baltık Almanı ve toprak sahibi soylu bir aileye mensup olan von Lueder ile nişanlanır. Çarlık Rusya ordusunda Albay olan von Lueder nişanlısı Hans Tröbst’ün daveti üzerine Türkiye’ye gelir. Türkiye’yi başlarda beğenmeyen von Lueder , Hans Tröbst’ü Almanya’ya gitmek için ikna etmeye çalışır. Fakat o zamanlar başarılı olamaz ve Temmuz 1923’te İstanbul’da dünya evine girerler.

Hans Tröbst , Almanya’ya döndüğünde Almanya büyük bir ekonomik buhran içindedir. Milliyetçi hareketlenmeler ülke genelinde zirve yapmıştır. Tröbst mevcut siyasi durum hakkında rapor yazmaya başlar. I. Dünya Savaşı’nda Alman ordusunu komuta eden generallerden Ludendorff’u ziyaret ederek kendisini Türkiye’deki geçmişi ve Mustafa Kemal ve ordusunun icraatları hakkında bilgilendirir. Ludendorff , Tröbst’ün Türkiye maceralarından çok etkilenir ve anılarını gazete de yayınlamasını ister. Heimatland gazetesi ile irtibata geçilir ve Tröbst’ün Türk ordusundaki subaylık anıları 6 bölüm olarak yayınlanır. Heimatland gazetesinin okuyucu kitlesi ağırlıklı olarak Milliyetçi Almanlardan oluşur. Gazete , serinin ilk sayısında alt başlık olarak şu mesajı yayınlar:

“Türkiye’nin kaderi bizimki ile benzerlik göstermektedir.Türkiye’den öğrenmemiz gereken çok şey var. Eğer bağımsız olmak istiyorsak Türkiye’yi örnek almaktan başka çaremiz bulunmamaktadır.”

Hans Tröbst , yazı dizisinin ilk bölümünün yayınlanmasından birkaç gün sonra Ludendorff’ün isteği üzerine yayınlanan yazılarını Adolf Hitler’e anlatır. 27 Ekimde , Tröbst’ün son makalesinin yayınlanmasından iki hafta sonra çıkan gazete redaktör Weiss büyük puntolarla şu başlığı atar:

“Burada da bir Ankara hükümeti istiyoruz !  Kemal Paşa’nın Türkiye’de yabancılar tarafından işgal edilen İstanbul yönetimine karşı Ankara’da kurduğu milli hükümet gibi Bavyera’da da karşıdevrimci Almanya’yı savunan bir halk hareketi oluşuyor!”

1924 yılında tekrar Türkiye’ye geri döner. Geçimini sağlamak için ticarete atılır. Eskişehir’de ilk değirmeni kurmak isteyen Hans Tröbst, Almanya’dan değirmen sipariş eder. Değirmeni almak için İstanbul’a giden Tröbst , İstanbul’da ayağına beton düşmesi sonucu yaralanır ve uzun süre yürüyemez. Oturduğu yerde Türkiye’yi anlatan yazılar yazıp bunları Almanya’ya gönderir. Devletin resmî ajansına gönderdiği yazılar beğenilince Hans Tröbst’ü Türkiye muhabiri yaparlar.

Hans Tröbst 1939 yılında vefat eder. Vefat ettikten sonra oğlu Cristian Tröbst Türkiye’ye gelir ve yaptığı açıklamada babasının Türkiye ve Mustafa Kemal’e olan hayranlığından bahseder. Oğlunun söylediklerine göre Hans Tröbst kızına ‘GÜLNAR’ ismini koymuştur.

Mert ERKMEN