SARIKAMIŞ HAREKATI

BİLİNMEYEN YÖNLERİ İLE SARIKAMIŞ HAREKATI ! 


Sarıkamış Harekatı Türkiye’de yanlış bilinen yakın tarihimizin en büyük olaylarından birisidir. Ve bilinçli olarak bir kısım insanlar tarafından ideolojik etkenlerden dolayı çarpıtılmış yalan yanlış bilgiler ile ifade edilmektedir. Bugünkü yazımda Sarıkamış Harekatı ile ilgili bilinçli olarak yanlış anlatılan gerçekleri siz değerli Takipçilerimiz için özetlemeye çalışacağım dilerseniz hemen başlayalım :  

90BİN ŞEHİT VERDİK YALANI 

Sarıkamış muharebeleri Osmanlı Devleti’nin 93 harbi sırasında  kaybettiği toprakları geri alabilmek ve Türkçü Turancı fikirlerin ışığında Türk birliği ülküsü ile açılmış bir cephedir burada hem fikiriz fakat iddia edildiği gibi Rus ordularına kurşun sıkmadan doksan bin şehit Verdik yanılgısı büyük bir CEHALETİN örneğidir ve her şeyden önce Oltu, Narman , Penek, Horasan ,  Bardız , Mecingirt,  Karaurğan , Divik gibi önemli mevzilerde kahramanca mücadele veren Mehmetçiklere büyük bir hakarettir. 22 Aralık 1914 – 15 Ocak 1915 yılları arasında Osmanlı ordusu ile Rus imparatorluğu arasında geçen savaştır. Ve gerçeklik açısından baktığımız zaman Osmanlı ordusunun vermiş olduğu şehit sayısı 30 bin civarında olduğu ifade edilmektedir. Rus ordusunun kaybı ise bu savaşta 20 – 25 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir . Tarihsel belgelerde baktığımız zaman 90 bin şehit sayısının büyük bir yalan olduğunu görmekteyiz 90 bin rakamı ilk kez belgelerde Binbaşı şerif Bey’ini hatıralarında geçer fakat Osmanlı Devleti’nin cepheyi açarken cepheye sevk ettiği kuvvet 75 bin civarında olduğunu kesinlikle bildiğimiz için Osman Maytepek Bey’in deyimi ile matematiksel olarak Osmanlı ordusunun 90 bin şehit vermesi imkansızdır. Yani Türkiye’de bazı tarihçiler ideolojik olarak İttihatçı düşmanlığı sebebi ile gelecek nesillere yanlış aktarılarak Rus propagandasına bilerek ve isteyerek yardım etmektedirler. Türk tarihine bence Gaflet Dalalet hatta ihanet içindeler .  

SARIKAMIŞ HAREKATINDA ENVER PAŞA’NIN ROLÜ

YENİLGİNİN TEK SORUMLUSU ENVER PAŞA’NIN HAYALPEREST UYGULAMALARI ! DEĞİLMİŞ

Yıllarca bize anlatılan masal şuydu savaşın tek sorumlusu Enver Bey’in hayalci yaklaşımı ile kış mevsiminde askerlere gerekli lojistik tesisatı sağlamadan askerlerin yazlık elbiseler ve gerekli malzeme olmadan cepheye sürdüğünü bugün hala inatla dile getiren bakar kör ideolojik tarihçiler Mevcut!. Şimdi bize düşen görev tarihi objektif bir bakış açısı ile gelecek nesillere aktarmak olduğu için değerli Takipçilerimizin dikkatine hafız Hakkı Paşa’nın olduğu günlükte kurmuş olduğu ilginç bir cümleyi Aynen aktarıyorum “ Yarabbi bu felakete ben sebep oldum yine ben tamir edeceğim! “ ifadesini kullanmış olan bir Osmanlı paşasının sefer sırasındaki hatalarını tahmin etmek ortalama bir bilgiye sahip Türk genci tarafından zor olmasa gerek.  

SARIKAMIŞ HAREKATINDA BAHTSIZ OLAYLAR

Sarıkamış seferi sırasında 10 kolordu komutanı eden hafız Hakkı Paşa kuvvetlerinin belirlenen Hedef ve zamanında ulaşamadığı için Osmanlı ordusunun manevra kabiliyetinin düşmesi ve Rus ordusunun hızlı hareket etmesi sebebiyle Osmanlı ordusunun cephe gerisinde Ermeni teröristlerce sabotajlara uğraması gibi nedenlerin etkisiyle Osmanlı ordusu Sarıkamış cephesinde zor duruma düşmüştür. Hafız Hakkı Paşa’nın muhtemelen sebep oldum dediği yenilginin tek nedeni kol ordusunun belirlenen mevzilere zamanında hareket edememesi olmuştur. Harekatı sırasında Osmanlı ordusunun Karadeniz üzerinden Sarıkamış’a ulaştırmak istediği aşağı yukarı 100000 kişilik kışlık malzeme ve gıda malzemeleri Rus donanması tarafından batırılan Bezmi Alem Mithat Paşa ve Ahmer vapurları Osmanlı Devleti’nin ve Enver Paşa’nın Çanakkale’de askeri lojistik Destek olmadan cepheye sürdüğü yalanını çürüten en büyük tarihsel veriler olarak Kısa bir süre önce tarihimizde yerini almıştır. Deposu gıda ve malzeme ürünleri ile dolu u üç gemi 5 Kasım 1914 tarihinde İstanbul’dan Karadeniz’e doğru açılmış ve yol almakta iken Rus donanması tarafından batırılır gemi personeli Rus kuvvetleri esir olmuştur. Yıllar sonra yapı Kredi yayınlarından gemi katibi Hasan Basri Efendi’nin gemi katibinin esaret hatıraları ismi ile yayınlanmıştır.

ENVER PAŞA’DA SARIKAMIŞTAYDI

Enver Paşa’nın Sarıkamış Harekatı sırasında orduyu cephe sürüp kendisinin cephede bile olmadığını iddia eden bir kesim hala bu yalanları bilinçli olarak sosyal medyada ve dergi ve gazetelerde yayınladıkları düşünürsek Türkiye’de tarih eğitiminin bilimsel ve objektif olarak yapılması gerektiğinin önemini kavramamız için başka bir şey düşünmeye ihtiyacımız olmayacaktır. Şehidi ala Gazi Namdar Enver Paşa hazretleri Sarıkamış Harekatı sırasında bizzat askerleri ile birlikte bölgenin zor iklim şartlarını göze alarak Sarıkamış cephesinde Ruslarla mücadele ettiğini artık ilkokul seviyesinde ki çocuklarımızın bile kolayca ulaşabileceği bir bilgi seviyesine taşıdığımızı düşünüyorum. Rus ordularına kurşun atmadan Şehit verildiği iddia edilen 90 Mehmetçiğin hakkını gasp ederek Mehmetçiklere iftira atan zihniyetin hesabını tarih önünde Türk milletine  vermesi gerektiğini düşünüyorum.

TÜRK ORDUSU O SENE TİFLİSİ ELE GEÇİRDİ

Köprüköy ve azap köy muharebelerinde Osmanlı ordusunun Rus kuvvetlerine karşı sağlamış olduğu başarılı  iki savaşı görmezden gelerek Osmanlı Devleti’nin etkisiz eleman olduğunu iddia ediyorlar ve bunun yanı sıra Rusların vermiş olduğu yaklaşık otuz bine yakın kayıp da galiba bu iddia sahiplerine göre görmezden gelinen başka bir detay olarak tarihe geçmiştir. Anlatır alın aksine bilinmeyen bir gerçeği şu şekilde ifade edebiliriz . Türk ordusu Aras vadesinde bekleyen Rus kuvvetlerini yenilgiye uğratarak Oltu bölgesini ele geçirmiştir. Hafız Hakkı Paşa’nın stratejik atalarının önemli bir şekilde savaşın kaderini etkilediğini bilmemize rağmen Türk ordusunun bu kaybettiği ivmeye rağmen itina ile bilinçli olarak saklanmaktadır. fakat Osmanlı ordusunun yorgun ve bitkin bir durumda ele geçirdiği şehirde fazla tutunamaması üzerine Rus birliklerinin takviye güç alarak birliklerin güçlendirilmesi ve lojistik imkanlarının üstünlüğü sebebiyle Ocak 1915’te üstünlük Rus kuvvetlerinin eline geçmiştir. Kısmen de olsa başarılı olmuş bir ordudur 1915 zaman diliminde Türk ordusunun Tiflis i  ele geçirmesi riskine karşı  Tiflis boşaltılmaya başlamış ve Türk ordusunun şehri ele geçirmesi beklemeye başlamıştır.

Sizde taktir edersiniz ki mevcuttun dan daha fazlası donarak! Şehit olan bir ordunun Tiflis şehrini ele geçirmesi ihtimali söz konusu değildir. Başka bir açıdan bakıldığında harekat boyunca üzerine geri çekilmek durumunda kalmıştır. Kaybedilmesinde birçok etken söz konusudur. Fakat bu etkenlerin içerisinde Osmanlı ordusunun bilerek ve isteyerek ihmal edilmek gibi bir durumu söz konusu değildir. Enver Paşa ve dönemin yönetimi Teknik yetersizliğe rağmen Sarıkamış cephesindeki ordumuzu lojistik anlamda ı Dünya Savaşı’ndaki birçok devletten daha iyi şartlarda desteklemeyi amaç edinmiş fakat gerek Rus ordusunun askerimize lojistik Destek sağlamak isteyen gemilerimizi batırması gerekse dönemin Osmanlısının Lojistik desteğinin  ulaşmasını Kara ve demir yolu yetersizliği Engellemiştir.

OSMANLI ORDUSUNUN TEKNİK EKSİKLİKLERİ VE BAZI PAŞALARIN SİSTEMATİK HATALARI İKLİM ELVERİŞSİZLİĞİ VE DİĞER BAZI SEBEPLER

Osmanlı ordusunun teknik eksiklikleri ve bazı paşaların sistematik hataları iklim elverişsizliği ve diğer bazı sebeplerin etkisiyle Enver Paşa önderliğinde 93 Harbi’nde işgal edilen topraklarını kurtarmak amacıyla başlatılan Sarıkamış Harekatı Osmanlı ordusunun mağlubiyeti ile sonuçlanmış ve Rus kuvvetlerinin Doğu Anadolu’yu işgali ile neticelenendi. Fakat bu neticenin alınmasında şimdiye kadar bize bilinçli olarak yanlış anlatılan hiç bir etken önemli bir faktör olmamış ve kurşun dahil atmadan Ruslara 90.000 Şehit verilmemiş Köprüköy ve Azat köyü muharebeleri başta olmak üzere bölgede birçok başarılı operasyonlar düzenlenmiş, Ruslara 30000 civarında kayıp verdirilmiş kısacası kahraman Türk ordusu tarihinin her döneminde olduğu gibi özgürlüğünü istiklalini bağımsızlığını ve toprağını tehdit eden düşman kuvvetleri ile dişe diş kana kan çarpışmış ve mücadele etmiştir. lütfen gaflet dalalet ve ihanet içinde değilsek Mehmetçiğin kurşunu da atmadan Doğu Anadolu’yu terk ettiğini ve donarak şehit olduğu yalanını nakarat etmeyi terk edelim.

TARİH BİLİMİNE İDEOLOJİK VE SİYASİ OLARAK BAKMAYI BİR KENARA BIRAKIP GELECEĞİMİZİN TEMİNATI TÜRK GENÇLİĞİNE KAHRAMAN MİLLETİMİZİN TARİHİNİ OBJEKTİF VE NESNEL OLARAK ANLATMAYI KENDİMİZE BİR GÖREV OLARAK BENİMSEMELİYİZ BU KUTLU GÖREV BİZE BİR GÖREV OLMANIN DIŞINDA GELECEK NESİLLERE BORCUMUZDUR.  LÜTFEN OBJEKTİF VE NESNEL TARİHÇİLİK KONUSUNDA DUYARLI OLALIM .

Enver bir güneş gibi doğmuş , bir gurūp gibi batmıştır ; arasını Tarihe bırakalım .  Ne Mutlu Türküm Diyene