Kutlu Asya

Kutlu Asya

TATAR ADI NEREDEN GELİYOR

Spread the love

TATAR ADININ İLK GEÇTİĞİ YER

I. N. Berezin “Tatar” adının ilk kez “Tartır” olarak görüldüğünü ve “çeken” veya “uzatan” demek olduğunu; R. Ahmetyanov “Tatar” adının ilk kez yine “Tartır” olarak görüldüğünü fakat mânâsının “hükümdarlar hükümdarı”
olduğunu; N. M. Karamzin “Tatar” adının bir Yakut ongunundan geldiğini; A. H. Halikov Evenkilerde “dyada” ve Yakutlarda “sata” denilen ve yağmur yağdırıp hastalık gideren taşın adıyla Tatar adının bir alâkası olabileceğini; L. Z.
Budagov “Tatar” sözünün Đran’da ve Türkiye’de “haberci”, “ulak” için kullanılan kelimeden türediğini; N. A. Baskakov adın Kalmıkça “tatr” ve Çuvaşça “tudar” olarak geçen “kekeme”den geldiğini; A. A. Suharev “Tatar” adının, “tau” yâni “dağ” ve “tar” yâni “yaşamak” kelimelerinden terkip edildiğini; D. Yeremeyev adın “tat+ar” şeklinde şekillendiğini, “tat” ile ilk başlarda Farslar ve sonraları tüm yabancı olanların kastedildiği ve böylece “tatar” adının “yabancı”yı işaret ettiğini öne sürmüşlerdir.

TATAR ADI NE ZAMAN ORTAYA ÇIKTI


Peki Tatar adı ne zaman ortaya çıkmıştır? Meselâ M. Z. Zekiyev’e göre M.Ö. III. yüzyılda Çin’e hücum eden bir unsur olarak; L. N. Gumilev’a göre VI. yüzyılda Türkçesi “Otuz Tatar” olan Shih-wei’ler şeklinde; S. G. Klyaştorny’e göre Kül Tegin Yazıtı’nda 731-732 yılında ; Bahaeddin Ögel’e göre 841 yılında ; Pelliot ve Hambis’e göre 842 yılında ortaya ıkmıştır. “Tatar” adının ilk kez VI-VIII. yüzyıllarda Türkistan sahasındaki Türk ve Moğol boyları arasında görüldüğü şeklindeki genel görüş bizce doğrudur ancak tarih biraz daha geri götürülebilir.

Tatar etnik kimliği konusundaki görüşlerden en öne çıkanı Tatarların çok eski devirlerden beri var olduğu ve birçok etnik safhada rol oynadığı yönündedir . Bu çerçevede biz Tatar adının Ta-t’an ve T’an-t’an şeklinde daha V. ve VI. yüzyılda ortaya çıktığı kanâatindeyiz. Bu görüş daha evvel çeşitli vesilelerle dillendirilmişti

ÇİN KAYNAKLARINDA TATAR ADI

Tatar adının ise T’an-t’an Ta-t’an olarak erken devirlerde Çin kaynaklarına geçtiği ve Juan-juan’lar için kullanıldığı anlaşılmaktadır. O hâlde T’an 檀 = T’an-t’an 檀 檀 = Ta-t’an 大 檀 = Ta-ta 韃 靼= Tatar şeklindedir.


Tatarlar için yazılan bu im nedeniyle Tatarların Juan-juan’lardan türeyip türemediği ve eğer böyle ise Mukrilerin Tatarlarla aynı halk olup olmadığı sorusu akla gelecektir. Bununla alakalı olarak Mukrilerin Cengiz Han dönemindeki Merkitler olduğu iddia edilmiştir. Bu dönemde Merkitler, Moğolların Gizli Tarihi’ne göre Selenge Irmağının orta ve aşağı kısımlarında yaşıyorlardı. Moğol bir halk olarak Tatar denilen genel adlandırmaya dâhil olmaktaydılar. Bu arada eski Çin kaynakları Tatar adını verdikleri Moğol toplulukları Türklerden kesin olarak ayırmışlardır.

Tatarlar çok eski devirlerden beri var olmuş ve birçok siyasî ve etnik safhada rol oynamışlardır. Tatar adının mânâsı ve tarihte ilk göründüğü zaman üzerine bir fikir birliğine varılamamıştır. Çalışmamızda Çin kaynaklarında Tatar adının ilk kez X. yüzyılda değil V. ve VI. yüzyıllarda Ta-t’an ve T’an-t’an şeklinde görüldüğü ortaya konulmuştur. Bu hâliyle Tatar adının, IV. ve V. yüzyıldaki görünümü tarih, coğrafya ve kültür cihetleriyle bütün olarak değerlendirildiğinde “ormancı”, “ağaç eri”, “yiş kişi” gibi mânâlara gelmesi pek muhtemeldir.

TATAR KIYAFET KÜLTÜRÜ

Tatar erkekler kolları geniş, yakaları dik ve göğsün sol kısmında düğmeler bulunan beyaz gömlek ile alt kenarı belle sınırlı olan siyah renkli kısa yelek giymeyi tercih eder. Bunun yanı sıra, koyu renklerde uzun cüppe giyer ve deri kemer takarlar. Tatar erkeklerin giydikleri elbiselerin göğüs bölümünde haç şeklinde desenlerle bitki motifleri dokunur. Son derece renkli olan bu elbiselerin desenleri birbirleriyle uyum sağlar. Tatar erkekler ağı geniş ve bacak kısmı dar olan siyah pantolon giyerler. Siyah-beyaz kontrası taşıyan bu giyim tarzı, erkekleri genç, enerjik ve becerikli gösterir ve insanları motive eder.

Tatar kadınlar ağı geniş ve bacak kısmı dar olan pantolon ile plili uzun etek giyerler. Etekler beyaz, sarı, mavi ve kahverengidir. Giydikleri ceketlerin kolları genellikle dardır. Bunun yanı sıra, kendi elleriyle yaptıkları veya aldıkları koyun yönünden yapılmış ceket veya uzun etek giyerler. Bu elbiselerin göğüs, yaka, kol, bilek ve kenar kısımlarında renkli desenlerle motifler bulunur. Tatar kadınlar etek yaparken ince, yumuşak ve ipek kumaşları tercih ederler. Kenarında pliler bulunan bu tür elbiselere kadifeden yapılan yelek eşlik eder. Bu tarzla giyinen kadınlar dinamik, güzel ve narin görünür.

Tatar erkekler yaz günlerinde siyah, kırmızı veya yeşil renkli çiçek desenli veya desensiz “Takeya” denen yuvarlak şapka takmayı severler. Kadınlar ise boncuklarla süslü küçük şapka veya çiçek desenli saç tokası takar. Orta yaşlı kadınlar şapkanın üstüne başörtüsü de bağlar.

TATAR YEMEK KÜLTÜRÜ

Tatarların yemek gelenekleri, geleneksel tarzını koruyor. Tatarlar, diğer etnik grupların yemek kültüründen de faydalanarak, kendi yemek kültürlerini yarattılar. Tatarların yemekleri, esas olarak undan yapılan yemeklerden oluşur, bunlara et, süt, pirinç, darı, mısır, soya, sebze ve meyve eklenir. TATAR KÜLTÜRÜ

Tatarlar için yenmesi yasak olan hayvanlar arasında domuz, at, katır, eşek, ipek böceği ve yılan vardır. Bunun yanı sıra, doğal olarak ölen hayvanların etleriyle tüm hayvanların kanlarının yenmesi de yasaktır. Tatarların yemesi yasak olan 20 çeşit hayvan arasında ayrıca kartal, baykuş, saksağan, karga, leylek, kaplan, kurt, leopar, aslan, ayı ve fare bulunur. Tatarlar için içki içmek yasaktır. Su kaynaklarının temiz tutulması için su kanalı, çeşme ve pınarda çamaşır yıkamazlar. Tatarlar sohbet ederken veya yemek yerken sümkürme, tükürme, esneme veya gaz çıkarma gibi hareketlerden kaçınırlar. Bunun yanı sıra, kadınlarla alay etmeyi veya onlara tacizde bulunmayı büyük saygısızlık olarak görürler. Herkesin önünde vücudun üst kısmının çıplak olmasını veya iç çamaşırıyla bir eve gitmeyi uygun görmezler.

ABDULLAH TUKAY ; TUGAN TİL – ANA DİL ŞİİRİ

Ey tugan til, iy matur til
Etken, enkemniñ tili
Dönyada küp nerse bildim
Sin tugan til arkılı
İy tugan til her vakıtta
Yardemiñ birlen siniñ
Kiçkineden añlaşılgan
Şatlıgım, kaygım minim
İy tugan til sinde bulgan
İñ ilik kılgan duğam
Yarkıkagıl dip üzimni
Etkem, etkemni Hodam..
Ey ana dili, ey güzel dil
Atam, anamın dili
Dünyada çok şey öğrendim
Sen ana dil vasıtasıyla
Ey ana dil her zaman
Yardımın ile senin
Küçüklükten anlaşılmış
Sevincim, üzüntüm benim
Ey ana dil sende olmuş
En ilk okuduğum duam
Koru diyerek kendimi
Etkem, etkemni Hodam..

Spread the love
Bir cevap yazın
*
*
*