Kutlu Asya

Kutlu Asya

Toktogul Satılganov

Spread the love

Kırgız edebiyatının klasik Halk Şairi, besteci ve fikir adamı Toktogul Satılganov 1864 yılında Oş bölgesinin Ketmen Töbö ilçesindeki Kuşçu-Suu köyünde fakir bir ailede dünyaya geldi. Geleceğin şairi gençliğinde çobanlık yaparak ailesine yardımcı oldu. Yaşadığı bölgenin, Kırgız ve Özbeklerin oluşturduğu Hokand Hanlığı ve genişleme siyaseti çerçevesinde kolonileştirme hareketine devam eden Rusya ile o topraklarda gözü olan Çin devletlerinin sık sık karşılaştığı alan olması, eski ağalık (kulak) sisteminin olanca zorluklarıyla hüküm sürüyor olması gibi sebepler, onun gençlik yıllarının zorluklarla dolu, çocukluğundan başlayarak hayatının hep ağır şartlarda geçmesine sebep oldu.

Şair, on üç yaşından başlayarak şiir üretmeye ve deyişler söyleyerek kendini belli etmeye başlar. Yeteneğinin gelişmesinde, o yörede meddahlık yapan ve doğaçlama şarkılar söyleyen babası Satılgan ve çevresinde iyi bir ağıtçı olarak bilinen annesi Burma ile Naken, Esenaman, Çondu gibi devrinin ünlü şairleri büyük rol oynamıştır. Toktogul daha yirmi yaşına varmadan Arzımat adındaki yaşlı ozanla atışarak onu yenmesinden sonra halk arasında tanınmaya başlamıştır. Öğrencilik yılları diyebileceğimiz yıllardaki ilk eserleri başından geçen olayların konu edildiği şiirlerdi. Onun olduğu kabul edilen “Cokçuluktun Ayınan- Yokluktan Dolayı”, “Cürgönüm Kabak Cer Boldu- Gezdiğim Kabak Yöresidir”, “Süyümkan”, “Gülüypa”, “Gülcar”, “Alımkan”, “Ayımcan”, “Nasılkan” gibi gençlik duygularının ve aşkın hissedildiği lirik şiirleri; halk arasında yaygın olan olumsuz durumların anlatıldığı “Beş Kaman- Beş domuz”, “Eşen-Kalpa- Şeyh- Molla”, “Üyçülük Eşen-Üyçülük Molla”, “Muratbek”, “Çakırbay Sütkor- Tefeci Çakırbay”, “Eselbay’dın Üylönüşü- Eselbay’ın Evlenişi” ve “Arzımat’a” gibi şiirleri ve insanoğlunun hayatının anlam ve amacını çözmeye çalıştığı felsefi eserleri olan “Emne Kızık?- İlginç olan ne?”, “Güldöp al- Gül açın” gibi şiirlerini ortaya çıkardı.

8533ECEE-1B07-4DAE-97FF-3936BC14CF4D_mw1024_mh1024_s
Toktogul zaman içinde eş-dostun, yaşıtların arasında şarkı söylemekten, aş ve toylarda şarkı söyleyerek geçim sağlama yoluna düştü. Şarkıcılık ve kopuzculuk ile masal söyleme asıl mesleğe dönüşür. Halk şarkıcılarının asıl geçim kaynağı bu şekilde bir sistemle devam ettiği için, onlar bu alanda yola çıkmışlar, kendilerini buralarda sınatıp-sınamışlar ve bu yolla tanınmışlardır. İşte Toktogul da şarkıcı, kopuzcu ve masal anlatıcılarının geçtiği yollardan geçerek, o sosyal çevrede ve şartlarda yaşayarak halk içinde iyice tanınmaya başladığı dönemde hayatında keskin değişikler olur. Şair, 1898 yılında 17-18 Mayıs tarihlerinde Çarlık Rusya’sının askerlerine saldırarak isyan başlatan Madalin Molla’nın liderliğindeki Andican İsyanı’na katıldığı gerekçesiyle 11 Haziran gecesinde yakalanmış, 3 Ağustos’ta mahkemece önce idama mahkûm edilmiştir. Cezası daha sonra yedi yıllık sürgüne çevrilerek, o yıllarda hemen her suçlunun gönderildiği ve çok zor şartların hüküm sürdüğü çalışma kamplarında çalışmak üzere Sibirya’ya gönderilmiştir. Suçsuz yere anasından, biricik oğlundan, karısından ve vatanından ayrılmak zorunda kalarak sürgüne giderken o zamana has şiirlerini ortaya çıkarmıştır: “Koş, Elim- Hoşça kal Vatanım”, “Koş, Apake-Hoşça kal Anneciğim”, “Azapka Tüştü Ömürüm- Azapta Kaldı Ömrüm”, “Aydalıp Cönögöndö- Sürgüne Giderken”. Sibirya’da geçen sıkıntılı günlerde oranın şartlarını anlattığı şiirleri ortaya çıkarır: “Aman Keteer Kün Bardır- Kurtulacağımız Gün de Vardır”, “Elime Kaçan Cetemin-Vatanıma Ne Zaman Ulaşırım”, “Tutkundağı Arman- Tutsaklık Günlerindeki Dert”, “Tutkunda Cürgöndö- Tutsaklıkta Yaşarken” gibi şiirlerinde hem vatan hasretini dile getirmiş, hem de kaderin önüne çıkardığı dayanılmaz olaylara karşı üzüntüsünü mısralara dökmüştür. Şair, 1902 yılında çalışma kampından kaçmış, Rusya’nın farklı şehirlerinden geçerek 1904 yılında yurduna geri dönmeyi başarmıştır. Bu dönemin şiirleri ise: “Köçödö Ölçü Künümbü- Sokakta Ölecek Günüm mü Geldi”, “Cerdi Körgöndö- Vatanımı Gördüğümde”, “Ketmen Töbönü Körgöndö- Ketmen Töbö’yü Gördüğümde”, “Ensegen Elim Amanbı- Özlediğim Elim Selamette misin?”, “Atakem Aman Barsınbı-Babacığım Sağ Selamet misin?”, “Tutkundan Kelgende- Tutsaklıktan Gelince”.

Toktogul Satılganov
Onun şairliğinde önemli yer tutan, onun düşünürler ve şairlerin klasiğine dönüşmesinde en önemli yer tutan eserleri sanat (vecize) ve terme (derme) şiirleri ve deyişleridir. Dünyanın hızla değişmesi, ömür- ölüm, hayatın gerçekleri hakkında ortaya çıkardığı bu şiirlere: “Nasıykat-Nasihat”, “Terme- Derme”, “Sanat- Vecize”, “Ülgü Irlar- Örnek Şiirler”, “Dünüyö- Dünya”, “Ömür”, “Karılık- İhtiyarlık”, “Caştarga- Gençlere” gibi şiirleri örnek verilebilir. Bu tip anlam ve içeriği oldukça geniş olan şiirlerin, uzak diyarları görmesi, hayatın acı ve tatlı olaylarını başından geçirmesi, sanat hayatının bir bakıma en berrak olduğu yılları yaşamasından dolayı dili güçlü olmuştur. Onun şiirleri aynı zamanda şairinin güçlü bir yeteneğe sahip olmasının yanında gelenek göreneği de eserlerinden olabildiğince bol kullanabilmesi yönüyle farklılık arz eder.

Toktogul deyiş ve atışma sanatının temsilcilerinden biridir. Onun şiirlerinin bazıları bölümler halinde bazılarının ise tamamı olmak üzere otuza yakını derlenebilmiştir. Ancak hepsi de ilk söylendiği haliyle değildir. Onun Eşmambet, Kalık, Alımkul gibi halk şairleriyle selamlaşma, tanışma, hal-hatır sorma, şiir yoluyla dertleşme şeklindeki deyişleri, Barpı ile sınama tarzı atışmaları, hiciv şairi Naymanbay ile güreşinin anlatıldığı şiirlerinin tekstleri (tam değil) bile onun ne kadar büyük bir söz ustası olduğunu göstermekte, bu tarzın klasik sanatçısı olma payesini gerçekten de hak ettiğini ispat etmektedir.

Onun Sovyet dönemi şiirleriyle ilgili olarak son zamanlarda basın yayında, ilim ve edebiyat çevresinde birçok tartışmalı fikrin ortaya atıldığı herkesin malumu. “Beş Kaman- Beş Domuz”, “Arzımat menen Aytış-Arzımat ile Atışma”, “Kanday Ayal Tuudu Eken Lenindey Uuldu?- Nasıl Bir Kadın Doğurdu Lenin Gibi Evladı?”, “Lenin Açtı Colundu- Lenin Açtı Yolunu” gibi şiirleri tekst ve mazmun yönüyle, özellikle karşılaştırma formasına göre incelenmeye muhtaçtır. Bu, zamanın ve tarihî gerçeğin talebidir. Yapay bir iş yapmanın arkasında ne gibi sebeplerin olduğunu ortaya çıkarmak gerekiyor. Şairin edebî mirası bu zamana kadar üst seviyede incelenmeye alınmamıştır. Bu, geleceğin görevlerinden biridir.

Toktgul, Kırgız edebiyatının genç halk destanlarını iyi bilen söz ustalarından birisiydi. “Canış-Bayış”, “Kurmanbek”, “Şırdakbek”, “Sarinci Bököy”, “Kedeykan”, “Narikkan”, “Olcobay ile Kişimcan” destanlarını rahatlıkla söyleyebilmekteymiş. Korgol Dosuyev, Alımkul Üsönbayev, Barpı Alıkulov, Kalık Akıyev, Togolok Moldo, Osmonkul, Eşmambet Bayseyitov v.b. ünlü şairler ve ozanlar ondan talim almışlar; millî destanları, kopuzculuğun inceliklerini öğrenmişler ve kendilerini büyük bir iftiharla Toktogul’un öğrencileri arasında saymışlardır.

Toktogul şairlik yeteneğiyle halk içinde ne kadar çok tanınıyorsa, bir o kadar da orijinal kopuz ezgileri çıkarma başarısı göstermiş kopuzcu olarak da büyük dereceye ulaşmış yetenek sahibi bir üstattır. O ellerini çok iyi kullanan yetenekli bir usta, bestekâr, meddahtı aynı zamanda. Beste ve küülerini (kopuzla sözsüz olarak çıkarılan ezgiler), istediği tarzda serbest el hareketleriyle, türlü mimiklerle, nağmelerin gelişine göre uydurarak ortaya çıkarmaktaydı. “Botoy”, “Kız Kerbez- Kız Ezgisi”, “Çon Kerbez- Büyük Ezgi”, “Mırza Kerbez- Mirza Ezgi”, “Min Kıyal- Bin Hayal”, “Toguz Kayrık- Dokuz Nağme”, “Ak Kuu- Beyaz Kuğu” gibi büyük deyiş ezgilerini ve sözsüz ezgileri ortaya çıkarmıştır. O, ayrıca Özbekçe, Kazakça, Tatarca, Rusça olarak da benzeterek şarkılar söyleyebilmekte ve bazı bestelerini çalabilmekteydi. Kendine ait altmıştan fazla beste ezgi, deyiş ezgi ve sözsüz ezgi vardır. 1928 yılında müzik araştırmacısı V. Zatayeviç onun 18 ezgisini notaya dökmüştür. O çalışmalar 1934 yılında Moskova’da Müzik matbaası tarafından çıkarılan “Kırgızların Halk çalgılarıyla 250 ezgisi ve besteleri” adlı kitaba girmiştir. Onun müzik alanındaki eserleri Kırgızların profesyonel müziğinin gelişmesi ve büyümesine büyük katkı sağlamıştır.

Toktogul, şairlik hayatının ilk dönemlerinden itibaren, okuma-yazma imkânının azlığına bağlı olarak cahil kalan halk için, o yıllarda en güzel ve kolay eğitim-öğretim şekli olan halk ozanlığı yoluyla, genelde nasihat türünde doğaçlama şarkılar söylemiş ve halkın eğitilip, aydınlanmasında büyük paya sahip olan büyük bir ozan ve bestecidir. Onun şiirleri ve deyişleriyle ortaya koyduğu düşünce dünyası bir mektep görevi görmüş ve hem devrinin hem de sonraki dönem Kırgız halk şairlerinin hemen hepsinin eserlerine etki etmiştir. Toktogul’un Kırgız kültürüne, edebiyatına verdiği emekler paha biçilemez değerdedir.

Onun birçok eseri zamanında yazıya geçirilmemiş, halk içinde yaşaya gelmiştir. Şair, Sovyetler Birliği kurulduktan ve Kırgızistan SSCB’ye dâhil olduktan sonra yeni idareyi, insanlar arasındaki eşitliği, kardeşliği dostluğu öven eserler vermiş ve ‘Demokrat Şair’ namını almıştır. Şairin eserlerinin büyük çoğunluğu Sovyetler Birliği döneminde halk arasından derlenmiş ve kitap haline getirilmiştir. Kırgız kültürüne ve edebiyatına verdiği emeklerden dolayı Toktogul’un adı, Kırgız Devlet Filarmonisi’ne, ülkenin birçok yöresindeki kuruluşlara, okullara, doğduğu ilçeye adı verilmiştir. 1964’te doğumunun 100. yılı, 1989’da 125. yılı büyük çaplı olarak kutlanmıştır. 1965 yılında sanat, edebiyat ve mimarlık alanında onun adına Kırgız Devlet Ödülü düzenlenmiştir. Kırgızfilm tarafından “Toktogul” adında belgesel çekilmiştir. Hakkında çok sayıda hikâye, şiir, makale, piyes, öykü yazılmış, edebiyat ve müzik adamı yönleri araştırma konusu olmuştur. Adına Bişkek’te heykeli dikilmiş, naşının olduğu yerde ise anıt mezar yapılmıştır. Kırgız halkının “Dağ Bülbülü” lakaplı büyük şairi 17 Şubat’ta 1933 tarihinde vefat etmiştir.

DERLENEN BAŞLICA ESERLERİ VE BASIM YILLARI

Kedeykan- 1938,
Toktogul’un Şiirleri- 1938,
Toktogul’un Şiirleri ve Kalık’ın hatıraları- 1940,
Şiirleri- 1940,
Eserleri- 1950,
Şiirleri- 1950,
Şiirleri- 1954,
Şiirlerinin Külliyatı- 1956,
Yaşa Sovyet hükümeti-Şiir Külliyatı- 1957,
Eserlerinin iki ciltlik külliyatı- 1964,
Hangi Ana Doğurur Lenin Gibi EvladıŞiirleri- 1964,
Eşen (molla)- Şiirleri- 1964,
Alımkan- 1965,
Hangi Ana Doğurur Lenin Gibi EvladıŞiirleri- 1965,
Örnek Şiir- 1965,
Eserlerinin iki ciltlik külliyatı- 1968,
Lenin hakkında şiir- 1970,
Seçilmiş Eserler- 1976,
Nasihat- 1978,
Seçme Şiirler- 1984,
Sanat (Vecize) Şiirleri- 1985.


Spread the love
Bir cevap yazın
*
*
*